Hasankeyf'te 11 bin 500 yıllık yerleşim yeri bulundu

Ilısu Barajı HES Projesi Kültürel Varlıkları Koruma  Kurtarma çalışmaları kapsamında başlatılan "Hasankeyf Arkeolojik Kazı  Çalışmaları"nın beşinci etabında Dicle Nehri kıyısında 2009 yılından bu yana  Hasankeyf Höyük'te sürdürülen kazıda günümüzden 11 bin 500 yıl öncesine ait  yerleşim yeri belirlendi.

2017-09-21 15:46:00
Hasankeyf'te 11 bin 500 yıllık yerleşim yeri bulundu

Ilısu Barajı HES Projesi Kültürel Varlıkları Koruma Kurtarma  Çalışmaları kapsamında başlayan  "Hasankeyf Arkeolojik Kazı Çalışmaları"nın  beşinci etabı devam ediyor.

Hasankeyf Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, gazetecilere  yaptığı açıklamada, 12 Japonyalı arkeoloğun da yer aldığı çalışmada ilk 3 aylık  etapta kazı faaliyetinin, ikinci etapta da ortaya çıkartılan eserlerin  konservasyon işlemlerinin yapıldığını söyledi.

"Hasankeyf Höyük'teki yerleşim yerinin MÖ 9 bin 500 yani günümüzden 11  bin 500 yıl öncesine ait olduğu analizler ve buluntular sonucunda ortaya konuldu"  ifadesini kullanan Eliüşük, kazıda Göbeklitepe'deki taşlara benzer dikili  taşların yerleştirildiğini düşündükleri alanların belirlendiğini ancak taşların  günümüze ulaşmadığını belirtti.

YAŞAM BİN YIL SÜRMÜŞ

Höyükte yaşamın bin yıl sürdüğünü vurgulayan Eliüşük, "Höyüğün en  önemli özelliği, devamlı yerleşim görmemiş. Yani günümüzden 11 bin 500 yıl önce  yerleşim başlamış ve bu yerleşim şuandaki haliyle yaklaşık bin yıl sürdükten  sonra alan terk edilmiş." dedi.

Kazının bilimsel danışmanlığını yürüten Japonya Tsukuba Üniversitesi  Öğretim Üyesi Yutaka Miyake de Neolitik Dönem'in başlarına ait olduğu belirlenen  höyükteki kazıda yaşamın avcılık ve toplayıcılığa dayalı olduğunu tespit  ettiklerini bildirdi. Miyake, şunları dile getirdi:

"En çok yabanı koyun avlamışlar. Bitki olarak ise yabani fıstık, badem  ve çitlembik tespit ettik. İlginç olan hiç buğday veya arpa gibi kalıntıların  çıkmamasıdır. Yani burası tarım ve hayvancılığa geçmeden önceki bir yerleşim  yeri." 

Miyake, höyükte iki evrenin yaşandığını ortaya çıkardıklarını, ilk  evrede evlerin mimari yapısının yuvarlak olduğunu söyleyerek, "Bir çukur kazıp,  çukura duvar örüp ev yapmışlar. Ondan sonra bu evler dikdörtgen plana geçiyor. Bu  da iki evrenin varlığını gösteriyor." diye konuştu.

ÖLÜLERİNİ EVLERİN İÇİNE GÖMMÜŞLER

Ortaya çıkartılan konutların tabanlarında 120 mezar bulduklarını  anlatan Miyake, mezarlarda ölülerin yanlarında hediyelik eşyalar da yer aldığını  kaydetti.

Hediyeler arasında taştan yapılmış kap, boncuk ve deniz kabuklarının  olduğunu dile getiren Miyake, şöyle dedi:

"Bu gömülerin üçte birinin kemiklerinde kırmızı ve siyah olmak üzere  iki renk boya tespit ettik. Bu iskeletler üzerinde çok net şekilde geniş bant ya  da çizgi şeklinde boya bulunuyor. Bunu da belli bir zaman ölüyü gömdükten sonra  etin çürümesini beklemişler. Et arındıktan sonra kemik üzerine bu boyayı  sürmüşler. Bazılarında kemiklerin anatomik düzeni korunmuş bazılarında ise  kemikler oynamış. Daha sonra kemikleri yerine yerleştirmişler."

Miyake, höyükteki yerleşimin Şanlıurfa'daki Göbeklitepe ile benzer  özelliklere sahip olduğunu vurguladı.

Yetişkin mezarlarının yanında birer çocuk kafatasının da gömüldüğüne  dikkat çeken Miyake, "Onunla birlikte büyük olasılıkla yabani koyun ve keçi  olduğunu düşündüğümüz kafatası da gömüyle bulundu. Yaklaşık 6 adet böyle mezar  bulduk." diye konuştu.

Hasankeyf Höyük'te kazı çalışmalarının 15 Aralık'a kadar sürmesinin  planlandığı öğrenildi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
  • 851
  • 0

İlk yorum yazan sen olabilirsin.

“Naim Süleymanoğlu Bağcılar’da anıldı”
“Naim Süleymanoğlu Bağcılar’da anıldı”
Şahin Uçar'dan 'İnsanın Yeryüzü Macerası' semineri
Şahin Uçar'dan 'İnsanın Yeryüzü Macerası' semineri
Vatandaşlar Taksim'e kütüphane istiyor
Vatandaşlar Taksim'e kütüphane istiyor
2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti: Kastamonu
2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti: Kastamonu
Yeryüzünde ismi en çok olan tek şehir: İstanbul
Yeryüzünde ismi en çok olan tek şehir: İstanbul