Taekwondo nedir?

2018-01-30 15:21:43

Taekwondo, Kore kökenli bir uzak doğu savunma sporudur. Taekwondo kelimesi, Korece Tae, Kwon ve Do kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Tae, "tekme" veya "ayakla yapılan vuruş"; kwon, "yumruk" veya "elle yapılan vuruş"; do ise, "iyilik, doğruluk, fazilete giden yol" anlamına gelmektedir.

Taekwondo'da tecrübe ve ustalığı belirtmek üzere, diğer birçok uzak doğu kökenli savaş sanatında olduğu gibi elbisenin üzerine bağlanan kuşaklar kullanılır. Bu kuşaklar sırayla, beyaz, sarı, yeşil, mavi, kırmızı ve siyah renklerdedir. Siyah kuşak en üst seviyedir. Fakat siyah kuşağın da dereceleri bulunmaktadır. Bunlara "Dan" adı verilir ve 1'den 9'a kadardır. Yaşı 15'ten küçük olan sporcular Dan seviyesine ulaştıkları takdirde "Poom Dan" olarak adlandırılırlar.

"Kyurogi", "Poomsae" ve "Kyokpa" olmak üzerek üç alt kategorisi bulunmaktadır. Fakat dünya federasyonunun düzenlediği organizasyonlarda sadece Kyurogi ve Poomsae kategorilerine yer verilmiştir. Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.

TARİHÇESİ

Kore Yarımadası'nın kuzey bölgelerinde M.Ö. 37’de kurulmuş olan Kogoryo Hanedanlığı'na ait mezar duvar resimlerinde Taekwondo izlerine rastlanmıştır. Kore halkı, Taekwondo'yu saldırganlara ve vahşi hayvanlara karşı savunma, savaşçı sanatı olarak kullandığı gibi, güç ve çeviklik kazanma, zihni ve fiziki sıhhati muhafaza etmek ve geliştirmek maksadıyla bir egzersiz olarak da yapmışlardır.

Taekwondo teknik ve maharetin dışında Doğu kültürüne ait bazı sosyal değerleri de aksettirir. Taekwondo eğitimi, kişiye kendine güven, soğukkanlılık, fedakarlık ve alçak gönüllülük öğretir.

Koryo tarihinde Taekwondo ''subak'' olarak anılmıştı. Bu dönem hanedanları subakı, sadece sıhhati geliştirmek için bir hüner sporu olarak değil aynı zamanda yüksek bir harp sanatı olarak teşvik etmişler, subak müsabakaları tertip etmişlerdir. Taekwondo, Kore’de başlamakla kalmamış Kore tarihi boyunca gelişimini sürdürmüştür.

Subak müsabakaları sivil halk arasında da büyük ilgi görmüştür. Orduya girmek isteyen kimseler subak bilmek zorundaydılar. Çünkü müracaatçıların imtihanlarında subak önemli bir yer işgal etmekteydi.

Yi Hanedanlığının çöküşüyle Japonlar Kore’yi işgal etmeye başladılar. Taekwondo'cular işgalcilere karşı uzun süre mücadele ederek zorluklar çıkardılar. Kore, 1945 yılında bağımsızlığına kavuştu. Bu zamana kadar Kore’de Japon Karatesi ve Kung-fu yayıldı. Sonraki yıllarda bazı Koreli antrenörler, Taekwondo oyunlarını sistemleştirip geliştirmek için gayret sarfettiler. 16 Eylül 1961 tarihinde ''Kore Tekvando Birliği'' kuruldu. Bu birlik 25 Haziran 1962’de ''Kore Amatör Sporlar Birliği'' ile birleşti. Ekim 1962'de 43. milli oyunlar kapsamına alındı.

30 Kasım 1972’de Dünya Taekwondo Şampiyonası yapıldı. 25 Mayıs 1973’teki şampiyonaya 17 ülke katıldı. 15 Mayıs 1974’te Kukinon’da ilk ''Dünya Taekwondo Hakem Semineri'' düzenlendi. Buna 10 ülkeden 46 takım iştirak etti.

Türkiye’nin Taekwondo sporuyla tanışması 1964 yıllarına rastlar. Bu yılda Koreli general Choi-Honghi’nin başkanlığındaki bir Taekwondo ekibi çeşitli ülkeleri dolaşarak gösteriler sundular. Bu iyi niyet gezisinde Türkiye’ye de uğrayarak Taekwondo gösterileriyle bu sporu tanıttılar. Şükrü Gençel ve Nazım Canca’nın gayretleriyle bu spor ülkemizde gelişmeye başladı.

16 Haziran 1970 tarihinde Güney Kore’den Mr. Cho Soo-Se’nin Türkiye’ye gelmesiyle Taekwondo hızla gelişmeye başladı.

Taekwondo, belli kurallar içinde yapılan bir spordur. Bu kurallar antrenman, sınav ve müsabaka olarak sıralanabilir. Özellikle müsabaka kuralları, sporcuların kesinlikle uyması gereken kurallardır. Taekwondo müsabakalarında amaç rakibi yaralamak veya sakat bırakmak değil, rakipten fazla puan almaktır. Bu nedenle de en sıkı güvenlik önlemleri alınan dövüş sporlarındandır.