Şah Abbas, Osmanlı'ya karşı taarruza geçmeden önce nasıl hazırlandı?

2018-01-22 17:42:29

Osmanlılar’ın, İran savaşlarındaki en büyük talihsizliklerinden birisi de karşılarına, Safevi Devleti'nin gerçek manada bir imparatorluk haline getiren ve yaptıklarıyla ''Büyük'' sıfatını kazanan Şah Abbas'ın çıkmasıdır. Şah Abbas 1587 yılında tahta oturduğu zaman Safeviler, batıdan Osmanlılar’ın, doğudan Özbeklerin saldırıları arasında sıkışmış ve ülkenin asıl askeri gücünü ellerinde bulunduran çeşitli boylara mensup emirler arasında bitip tükenmek bilmeyen kanlı mücadeleler yüzünden yıkılmanın eşiğine gelmişti. Şah Abbas, önce Osmanlılar’la antlaşma imzalayıp İran’ın kuzeybatı eyaletlerindeki hakimiyetinden vazgeçti. Daha sonra ülkede bazı askeri ve idari düzenlemeler yaparak konumunu güçlendirmeye çalıştı. Güçlü Türkmen beylerinin nüfuzlarını kırarak merkezi yapıyı pekiştirdi.

Orduda, Osmanlı askeri sistemini örnek alarak kapıkulu teşkilatına benzer yeni bir gulam birliği ve yaya kıtaları kurdu. Bunun yanında orduyu top ve tüfeklerle donattı. Eyaletlerin yerli halkından tüfenkçi birlikleri oluşturdu. Şah Abbas, 1598 yılında Özbek hükümdarı Abdullah Han’ın ölmesinden sonra Horasan bölgesini tekrar ele geçirdi. 1600’de düzenlediği yeni bir seferle İran sınırlarını Ceyhun Nehri’ne kadar genişletti. Şah’ın Hüseyin Ali Bey adındaki elçisi, yanında tercüman olarak İngiliz Shirley ile birlikte Moskova, Norveç ve Hollanda üzerinden Prag’a geldi. Fransa Kralı, İran heyetini huzuruna kabul etmeyi reddetti.

Alman İmparatoru, İran’ın ittifak teklifine olumlu cevap verdi. Şah Abbas, Osmanlılar’ı kuzeyden sıkıştırmak için Rus Çarı ile ittifak kurmaya çalıştı ve Dinyeper Kazakları’nı Osmanlılar’a karşı saldırıya geçmeye teşvik etti. Safevi hükümdarı, 1603-1629 yılları arasında ülkesini dünya ticaretinin merkezlerinden birisi haline getirmeye ve
Osmanlılar’ı ekonomik açıdan çökertmeye uğraştı.

Basra Körfezi’nde Bender Abbas ismiyle yeni bir şehir kurarak, Osmanlı ekonomisi için hayati öneme sahip İpek Yolu’nun güzergahını bu şehre yönlendirmeye çalıştı. Şah, bu sıralarda Hint ticaretinde Portekiz ve İspanyolların yerini almaya başlayan İngilizler ve Hollandalılara, bazı imtiyazlar vererek İran’a yönlendirmek istedi. Kendi ekonomileri için büyük miktarlarda ipeğe ihtiyaç duyan İngilizler, denizlerdeki Portekiz ve İspanya saldırıları yüzünden eski Moskova yolunu devreye sokmaya çalıştı.

Osmanlılar, bir taraftan Şah Abbas’ın faaliyetlerini endişeyle takip ederken diğer taraftan da İran ekonomisinin şiddetle ihtiyaç duyduğu Osmanlı bakırı ve diğer kıymetli madenlerinin bu ülkeye ihracını yasakladılar. İngiltere-İran yakınlaşmasına karşılık, Osmanlılar ile İspanyol ve Portekizliler arasında yeni bir işbirliği gelişmeye başladı.