Osmanlı Devleti'ndeki büyük buhranın başlıca sebepleri nelerdi?

2018-01-22 18:15:14

Mehmet Öz tarafından Islahat layihaları üzerinde yapılan inceleme sonucunda Osmanlı İmparatorluğu’ndaki bozulmanın sebepleri ile düzeltilmesi için nelerin yapılması gerektiği şu şekilde tespit edilmiştir:

a- Balık baştan kokar: Bu sözden amaç bozulmanın en üstte başladığıdır. Bazı yazarlar padişahı ima ederken, çoğunluğu veziriazamı sorumlu tutarlar.

b- Daire-i adliye ve Kanun-ı kadim: Osmanlı devlet yönetiminin teorik temellerinden birisi “Daire-i adliye”, yani adalet dairesidir. Bu kaidenin ana temeli halka iyi davranılmazsa vergi gelirlerinin azalması sonucunda devletin zayıflayacağıdır. Yazarlar, adalette ihmal olduğunu belirtirler. Osmanlı yönetiminin ana kaidelerinden birisi de “Kanun-ı kadim”, yani eskiden beri uygulanmakta olan kanunlara riayettir. Hemen hemen bütün layihalarda Kanun-ı kadime uyulmamasının düzenin bozulmasına sebep olduğu ileri sürülür. İmparatorluğun iki önemli müessesesi olan devşirme ve timar sistemine adam alınırken kanunlara uyulmamasının bu iki kurumu bozduğu iddia edilir.

c- Rüşvet ve yüksek makamları ehline vermemek: Kanunlara uyulmaması rüşvete bağlanır. Rüşvet ve adam kayırma yüzünden memuriyetler hak edene verilmemiştir. Özellikle Osmanlı askeri ve idari mekanizmasının ana unsuru olan timar sistemindeki rüşvete dikkat çekilir. Timarlar savaşa gidecek olanlara değil de devlet ileri gelenlerinin
çevresindeki insanlara verilmiştir. Bu da Osmanlı ordusunda timarlı sipahi sayısının azalmasına sebep olmuştur.

d- Erkan-ı Erbaa ve toplum hiyerarşisinde bozulma: Osmanlı İmparatorluğu statücü bir devletti. Herkesin kendi yerini bilmesi gerekirdi. Sınıflar arasındaki geçişler, ilim tahsili dışında fazla istenilmezdi. Timar sistemine ve Kapıkulu ocaklarına dışarıdan kanunlara göre girmemesi gereken kişilerin rüşvet ve iltimasla alınması toplum düzenini bozmuştur.

e- Hazinenin dengesi: Islahat layihası yazarlarının hemen hemen hepsi hazinenin gelirlerinin artırılmasının üzerinde durmuşlardır. Bunu için çeşitli öneriler getirirler. Bunlardan en başta geleni ise devlet kadrolarındaki şişkinliklerin azaltılmasıdır.

f- Ahlaki çürüme: Toplumun bütün kesimlerinde görülen ahlaki çürümenin üzerinde genişçe durulur. Ahlaki çürüme, rüşvet ve adam kayırma ile ilişki-lendirilir. Yazarlar insanların kendi yerini ve haddini bilmemesi, tamahkârlık, helal-haram bilmemenin yaygınlaştığını, faziletli olma, kanaatkârlık gibi özelliklere sahip kişilere itibar edilmediğini söylerler. Layiha yazarlarının “İhtilâl-i nizâm-ı âlem”in, yani Osmanlı devlet düzenindeki çözülmenin temel sebepleri olarak adaletin aksaması, rüşvet, adam kayırma, memuriyetlerin hak etmeyenlere verilmemesi, kadın ve padişah musahiplerinin sözüyle hareket etme ve devlet işlerinde müşavereye önem vermemeyi gördüklerini belirtir.