Osmanlılar, Rumeli’ye nasıl yerleştiler?

2018-01-19 18:54:41

Osmanlı yayılışı tamamen muhafazakar bir karakter taşımaktaydı. Ani bir fetih ve yerleşme siyaseti yoktu. Fetihler sistematik bir şekilde çeşitli safhaları izleyerek yürütüldü. İlk safhası bir alışma ya da alıştırma zamanı olarak gerçekleşirdi. Gazilerin daimi baskısı altındaki komşu senyörler veya devletler bu baskıdan kurtulmak için sultanın tabiliğini ve haraç ödemeği kabul ediyorlardı.

Haraç miktarı ne kadar küçük olursa olsun bir kere bu sistem yerleşti mi Osmanlılar ülke halkını İslam hukukuna göre kendi tebaası sayıyordu. Tabiiyet şartlarının ihlal edilmesi halinde, o ülke darülharb durumuna düşüyor ve buraya gazilerin aralıksız akınları tekrar başlıyordu.

Yerli hanedanın bertaraf edilerek, ülkenin doğrudan doğruya bir Osmanlı sancağı haline getirilmesi siyasi şartlara ve fırsatlara göre bir zaman alıyordu. Yerli hanedanın tasfiyesiyle fetih metodunun ikinci basamağı başlardı. Eski devlete ait unsurlar kısmen muhafaza edilir ve bu bölgeler timar sistemine sokulurdu.

Timar sisteminin kuruluşu bütün yerleşik halkın ve gelir getiren mülkiyet ünitelerinin defterlere kaydedilmesini gerektirirdi. Yapılan bir tahrirle (vergi nüfusu yazımı) bu bölgeler Osmanlı nizamına intibak ettirilirdi. Hiçbir zaman eski nizamın birden ilgası ve Osmanlı kanunlarının hemen uygulanması söz konusu değildi.

Mukavemetin uzun süre devam ettiği yerlere kalabalık Türk grupları yerleştirilerek, nüfusun etnik yapısı değiştirilirdi. Balkanlar’da Osmanlılar’a mukavemet etmeyen, ya da az mukavemet eden yerlerde Türk unsurların yüzdesi daha azdır. Bu işlemin tersi olarak da Rumeli’den Anadolu’ya Hristiyan toplulukları sürülerek, o bölgenin daha rahat Türkleşmesi sağlanmıştır.