Osmanlı zamanında hacca hangi yollardan gidilirdi?

2018-01-24 12:27:51

İstanbul ve Anadolu’dan hacca giden güzergahların dışında, birkaç ana yol daha vardı. Suraiya Faroqhi, bu güzergâhları detaylı olarak anlatır. İranlılar’ın Basra üzerinden hacca gelmeleri daha kolayken, Osmanlılar güvenlik sebebiyle zaman zaman bu yolu kapatırlardı. Böyle durumlarda İranlılar Şam, Kahire ve Yemen güzergahlarını kullanırlardı. İranlı hacıların zaman zaman casusluk faaliyetlerine karışmış olmalarına rağmen hukukları korunurdu. Örneğin, 1694’te İran’dan gelen hacılara eziyet eden ve fazla ücret alan Hac Emiri Assaf Paşa idam edilmiş ve aldığı fazla para da İranlı hacılara geri verilmiştir.

İranlılar’ın hac yolculuğu Mekke’den sonra Necef’te Hazreti Ali’nin, Kerbela’da Hazreti Hüseyin’in mezarlarının ziyareti ile tamamlanırdı. Hacca bir yol da Yemen üzerinden gelirdi. Hindistan’dan gelen hacılar, o bölgelerde hakim olan Portekizlilere para vererek yol izni alırlardı. Kuzey Afrikalı hacılar ise ya gemiyle Mısır’a gelip burada Kahire kervanına katılırlar, ya da Kuzey Afrika’yı batıdan doğuya aşan bir kervanla Kahire’ye gelip bir süre dinlendikten sonra hac kervanına dahil olurlardı. Deniz yolu özellikle Malta korsanlarının saldırıları ile karşılaşıldığı için tehlikeliydi. Bu yüzden hacılar, korsan saldırılarına karşı daha güvenli olan Hristiyan gemilerini kullanırlardı.

Orta Asya’dan gelen hacılar ise Hazar Denizi kıyılarına gelip, Astrahan’da mola verdikten sonra Kırım’a giderek, buradaki limanlardan İstanbul’a geçerlerdi. Ruslar’ın 1557’de Astrahan'ı işgal etmesiyle Orta Asya’dan hacca giden Müslümanlar zor durumda kalmış, bunun üzerine Osmanlılar, 1569’da Don-Volga kanalı projesini devreye sokarak, hac yolunu yeniden açmaya çalışmışlardı. Ancak bu teşebbüsün başarısız olmasıyla, bu tarihten sonra bu bölgeden hac yolculukları oldukça zor koşullarda gerçekleşti.

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Süveyş Kanalı’nın açılması ve buharlı gemilerin devreye girmesi ile hac yolculuğu önceki yıllara nazaran oldukça kolaylaştı. Kızıldeniz’den Cidde’ye giden hacılar burada birkaç gün dinlendikten sonra kervanlarla Mekke’ye hareket ederlerdi. II. Abdülhamid döneminde askerî nakliyat ve hac yolculuğunu kolaylaştırmak için Hicaz Demiryolu yapılmışsa da, bu demiryolu imparatorluğun dağılma sürecine girmesi yüzünden hacılar için istenilen ölçüde kullanılamadı.
Bedeviler, Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgedeki siyasî ve askerî etkinliğinin artmaması ve hac ulaşımından elde ettikleri gelirleri kaybetmemek için Hicaz Demiryolu’na
devamlı saldırılar düzenleyerek, bu teşebbüsü engellemeye çalışmışlardı.