Tanzimat'ın ilanı Osmanlı'da nasıl karşılandı?

2018-01-24 16:38:05

Sultan Abdülmecid, fermanda vadedilenlerin hepsine uyacağına dair yemin etti. Ferman metni atlas bir keseye konulup, Hırka-i Şerif Dairesi’ne kaldırıldı. Bundan sonra Gülhane'de İstanbul ahalisine ilan edilen vesikanın imparatorluğun dört bir yanında duyurulması işine geçildi. Tanzimat Fermanı, hem devletin resmi gazetesi Takvim-i Vekayi’de yayınlandı hem de her eyalet valisi ve sancak mütesellimine yeni bir hatt-ı hümayunla bildirildi.

Bu hatt-ı hümayuna göre Tanzimat Fermanı önce şehrin meydanında merasimle okunacak, sonra da her bir kaza ve kasabaya ayrı ayrı gönderilip halka izah edilecekti. Babıali, bir yandan yeni bir sürecin başladığını göstermek istiyor, bir yandan da bu sürecin yanlış anlaşılmasının önünü almaya çalışıyordu.

Her yerde donanma alayları tertip edilerek Tanzimat Fermanı bir bayram sevinci içinde kutlanmaya çalışıldı. Fermanın okunduğu yerde halkın ziyaretine açık bir Tanzimat anıtı yapılması kararlaştırıldı. Ancak önce Gülhane Parkı’nın sarayın bahçesi olması yüzünden anıt için uygun bir yer olmayacağı düşüncesiyle bu ilk fikirden vazgeçildi, sonra da yeni bir yer bulma teşebbüsleri sonuç vermeyince anıtın yapımı rafa kaldırıldı.

Tanzimat Fermanı’nın ilanı imparatorluk bünyesinde büyük yankı uyandırdı. Herkes fermanda belirtilen hususları kendi zaviyesinden yorumlamaya girişti. ''Padişah frenkleşti, Mehmed Ali Paşa Müslüman kaldı'', ''Reşid Paşa, gâvurlarla anlaştı'' gibi sözler kahvelerde dilden dile dolaştı.

Eyaletlerdeki birçok vali, Tanzimatçıların hedeflediği merkeziyetçi yapı yüzünden fermana soğuk baktı. İltizâmın kaldırılması, bu sistemden beslenen mültezim ve ayanları Tanzimat’a muhalif kıldı. Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Tanzimat’ın ilanını kendisine karşı yapılmış bir ''şah hamlesi'' olarak değerlendirdi.