Tanzimat ülke dışında nasıl karşılandı?

2018-01-24 16:58:53

İngiltere ve Fransa, Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nu olumlu karşıladılar. İngiltere hükümeti, imparatorluk tebaası arasında eşitlik temin edilmesinin, Osmanlılar’ı Rusya’ya karşı kuvvetlendireceğini, bunun da Ruslar’ın Ortadoğu’daki nüfuzuna son vereceğini ve İngiltere’nin bölgedeki etkinliğini güçlendireceğini düşünüyorlardı. Bu dönemde

İngiliz hariciyesini yönlendiren Lord Palmerston’a göre, Osmanlılar Gülhane’de sergiledikleri iyi niyetle medeni dünyanın bir parçası olmayı hak etmişlerdi. The Times Tanzimat’la ilgili haberinde, Sultan Abdülmecid’i Osmanlı İmparatorluğu’nda bu güne kadar bilinmeyen bir sistemle buluşturup, kendi devletini yeniden kurmakla övdü.

Fransa hükümeti de İngiltere ile benzer beklentilerle Tanzimat’a yaklaştı. Fransa basınının büyük çoğunluğu, fermanı, ''içtimai ve idari sistemde inkılap'', ''anayasal hareket'', ''Avrupai tarzda inkılap'' gibi büyük sıfatlarla selamladı. Avusturya’da iktidarı elinde bulunduran ve mutlakiyet rejiminin yılmaz bir savunucusu olan Başbakan Prens Metternich, Tanzimat Fermanı’na menfi baktı. Yine de İstanbul’daki elçisine, sultana ferman hakkındaki olumlu düşüncelerini iletmesini söyledi. Kısa bir süre sonra İstanbul’a meşhur mektubunu gönderip, Sultan Abdülmecid ve Reşid Paşa’ya şayet yenilik yapacaklarsa bunu kendi gelenek göreneklerinden, kendi dinlerinden, kendi medeniyetlerinden hareketle yapmalarını tavsiye etti.

Metternich’in bu sözlerinin hangi nedenlerden kaynaklandığına bakılmaksızın, Tanzimat aleyhtarlığı için kullanıldı. Asırlardır güneye inme politikası izleyen ve buna hayli yaklaşan Ruslar ise şimdi olmadık vaatlerle karşılarına çıkan Tanzimat Fermanı’nı komedi olarak nitelendirdiler. Elçi Butenov, özellikle fermanın ve ilânının çok gizli biçimde
hazırlanması yüzünden elçilerin törene davet edilmesini ve bu yüzden fermana uluslararası bir anlam kazandırılmasını engelleyemediği için üzgündü. Onlara göre bu ferman,
Sultan Abdülmecid’in sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden nazırlarının işiydi ve ilerde Osmanlı İmparatorluğu üzerinde Rusya’nın nüfuzunu azaltıp, İngiltere
ve Fransa’nın nüfuzunu ise arttıracaktı.