Osmanlı bürokrasisi nasıl gelişti?

2018-01-24 17:42:21

XV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren merkezî bürokrasisinin gelişmesine paralel olarak uzmanlaşmış alt birimlere ihtiyaç duyulmuş ve XVI. yüzyılda yeni bürokratik müesseseler ihdas edilmiştir. Başlangıçta birer kâtip tarafından yürütülen işler, zamanla bir alt büro çatısı altında görünmeye başlanılmıştır.

Bir örnekle konuyu açıklamaya çalışalım: Defterdarlık bünyesinde mukataa işlerinden sorumlu bir kâtip (mukataacı) varken, sonradan Rumeli mukataacısı ve Anadolu mukataacısı olmak üzere kâtip sayısı ikiye çıkmıştır. Daha sonra bu kâtipler kalem amiri olmuşlar ve yaptıkları işler de müstakil bürolar tarafından yürütülmeye başlanmıştır.

Mukataa işlerinden sorumlu büro sayısı zamanla daha da artmış ve XVIII. yüzyılda on dörde kadar yükselmişti. (Başmukataa, Anadolu Mukataası, İstanbul Mukataası, Kefe Mukataası, Haslar Mukataası, Ganem Mukataası vs.) Birçok bürokratik görevin teşekkülü bu şekilde oldu. XVI. yüzyılda devletinin büyümesine paralel olarak bürokratik usuller de gelişti ve merkezî bürokrasi büyüdü.

XVI. yüzyılın başlarında merkezî bürokraside 20-30 kişi olan memur sayısı XVI. yüzyılın son çeyreğinde 100’ü geçti. Asrın başında üç- dört tane olan büro sayısı, sonunda onlarla ifade edilir hale gelmişti. XVI. yüzyılın sonlarından itibaren devlet yapısının değişim geçirip, timarla idare edilen toprakların yavaş yavaş iltizam sistemine geçmesi ve avarız tahrirlerinin ön plana çıkması sebebiyle Defterhâne-i amire kontrolünde olan timar topraklarının önemli bir kısmı Maliye daireleri tarafından idare edilmeye başlanmıştır. Bu durum defterdarlığa bağlı dairelerin önemini arttırmış, buradaki bürolar sayıca çoğalmış ve büyümüştür.