Meşrutiyet neden yaşamadı?

2018-01-24 18:26:10

Meclisin resmen kapatılmasa da aynı manaya gelecek şekilde süresiz tatil edilmesi, yeni filizlenmeye başlayan parlamento rejimi açısından önemli bir yaraydı. Bu kapatma olayını bir kısım yazarlar, II. Abdülhamid’in despot yönetimini oluşturmak için gerçekleştirdiğini belirtirler. Bazı tarihçiler ise Meclisin buhrana sebep olduğunu ve

Müslüman olmayan mebusların kendi milletlerinin menfaatleri için imparatorluğun aleyhine çalıştıklarını, tek bir milletten oluşmayan devletlerde meclisin faydadan çok zarar getireceğini, bu yüzden kapatıldığını ifade ederler.

İlber Ortaylı bu fikre karşı çıkmaktadır. Ona göre ilk Osmanlı meclisi azınlıkların geniş şekilde temsil edildiği, ancak milliyetçilik sorununun en az görüldüğü bir parlamentoydu. Ortaylı, parlamentonun milliyetçiliği körüklediği bir durumun 1866’dan sonraki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda söz konusu olduğunu, II. Abdülhamid’in buradaki gelişmeleri dikkate almış olabileceğini belirtmektedir.

I. Meşrutiyet’in ilanını II. Abdülhamid taraftar olduğundan değil, emr-i vaki karşısında kaldığından kabul etmişti. Osmanlı devlet adamları ve padişah zihinleri itibarıyla bu durumu hazmedebilecek durumda değildi. Engin Akarlı, meclisin kapatılmasının gerçek sebebinin “Osmanlı devlet adamlarının halkın siyasete karışmalarından duydukları rahatsızlık” olduğunu söyler.

Akarlı, ilk Osmanlı parlamentosunun ömrünün kısalığını bir padişahın eğilimine bağlamamak gerektiğini, sorunun sebebinin II. Mahmud devrinde yeniden canlandırılan devleti toplumun üstünde ve dışında bir yönetim-yönlendirme mekanizması olarak görmede yattığını belirtmektedir.

İlk Türk anayasası olan Kanun-ı Esasi, özgürlükler yönünden cılız olmasına rağmen, aydınlar tarafından özgürlüğün sembolü olarak görülmüş ve tekrar yürürlüğe sokulması için yıllarca uğraşılmıştır. 1908’de Makedonya’daki Türk subaylarının Kanun-ı Esasî’nin yürürlüğe konulması için faaliyete geçmeleri üzerine II. Abdülhamid, anayasayı tekrar yürürlüğe koydu. II. Meşrutiyet döneminde üzerinde çeşitli defalar düzeltmeler yapılarak, Kanun-ı Esasi kullanıldı. İlk Türk anayasası daha sonra da TBMM tarafından Milli Mücadele döneminde değişiklikler ve düzeltmeler yapılarak uygulandı. 1924 anayasasının kabulü ile tamamen yürürlükten kalktı.