Özetle, boşa dertlenmememiz gerektiğini söylemek istiyorum; çünkü ABD, Avrupa ve Ortadoğu halkının aklının kolay alamayacağı kadar büyük bir ülke. Yüzölçümü, enerji kaynakları, tarımsal üretimi, sınai hasılası, büyük, çok büyük; Avrupa ölçüleriyle, hatta Rus ve Çin ölçüleriyle alınsa bile, karşılanamayacak kadar geniş. Bunun askeri ve diplomatik modellere vurulduğunda anlaşılması belki daha kolay. Mesela ABD’nin dünyanın bütün denizlerini, ana karayollarını, belli başlı nehir taşımacılığını ve uzaydaki bütün haberleşme uydularını izlediği, gözlediği ve hatta bu gibi noktalara müdahale etmek isterse en çok 5 saat içinde mutlaka üstünlük sağlayacak bir güçle orada olacağı biliniyor.
Biliniyor da; şimdi ben bu Amerika güzellemesini neden yapıyorum? Çünkü Amerika orman yangınları sebebiyle yanıp-bitip kül olmuyor, ama okuduğu kitapların hakkını veren bütün jeopolitik ilişkiler uzmanı ve stratejistlerin üzerinde fikir birliği yaptığı üzere, artık küresel-hegemonyasını sürdüremediği için iflah olmayacak gibi görünüyor. Dünyada, jeopolitik stratejist Peter Zeihan’ın deyimiyle, “Amerikan gerilemesi” diye bir olgu var. ABD’nin, jeopolitik, askeri, finansal, ekonomik ve teknolojik üstünlüğü göreceli bir temelde azalıyor ve ABD küresel bekçilik görevinden çekilmeye hazırlanıyor. Amerikan toplumu, demografik, sosyal, ahlaki, ruhsal, kültürel, sağlık hizmetleri ve çevresel konularda mutlak düşüş içinde. Bu gerilemenin kapsamı ve göreceli mi, mutlak mı olduğu konusunda çeşitli fikirler var; ama gerçek olan, ABD’nin hegemonik koltuktan kalkmakta olduğu kanısının giderek ortak fikir haline gelmekte oluşu.