AKİT MENÜ

Gündem

İspanyollar duyurdu: İran kaybetti, BAE zayıfladı! Koltuk artık Türkiye'nin

İspanya'da ekonomi alanında öne çıkan medya kuruluşlarından birisi olan Atalayar, "Suriye treninin kondüktör koltuğunda iki ülke oturuyor: Türkiye ve Katar" başlıklı bir analiz yayımladı.

1

İspanya'da ekonomi alanında öne çıkan medya kuruluşlarından birisi olan Atalayar, "Suriye treninin kondüktör koltuğunda iki ülke oturuyor: Türkiye ve Katar" başlıklı bir analiz yayımladı.

2

X'ten Tarih ve Politika'nın haberine göre, Suriye’de uzun süredir devam eden karmaşıklık ve çatışma ortamı, son dönemde özellikle Türkiye ve Katar’ın etkin rol oynadığı yeni bir döneme girdi. Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkeleri, yaşanan değişikliklerin ardından bu yeni dengelere ayak uydurmaya çalışıyor.

3

1970'lerden itibaren Suriye'nin Esad rejimi, İran ile stratejik bir ittifak kurdu. Bu bağlantı, özellikle 1980'lerdeki İran-Irak Savaşı sırasında belirgin hale geldi. İran’a Scud füzeleri sağlayan Şam yönetimi, İran’ın askeri kapasitesinin gelişmesine önemli katkıda bulundu. Ancak Suriye rejimi, 2011'de başlayan iç savaşın şiddetli etkileriyle önemli bir çöküş sürecine girdi.

4

Bölgesel denklemlerde Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin etkisi zayıflarken, Türkiye ve Katar’ın Suriye’deki etkisi artıyor. Türkiye, özellikle coğrafi avantajlarını kullanarak şekillendirdiği stratejik adımlarla Suriye’deki çatışma sürecine damga vurdu. Katar ise mali destek ve medya etkisiyle direniş gruplarına önemli bir kaynak sağladı.

5

Suudi Arabistan, Suriye’deki dış politik hamlelerini yeniden canlandırma çabalarına rağmen Türk ve Katar etkisinin gerisinde kaldı. Riyad, Esad rejimi ile ilişkileri normalleştirme çabaları gösterse de, bu hamlelerin etkisi sınırlı oldu. “Mescid-i Aksa Taşkını” ile tetiklenen savaş senaryoları, Suudi Arabistan'ın olaylara etkili bir müdahalede bulunma kapasitesini aştı.

6

Ankara, Suriye’de stratejik bir planlama ile hareket etti. Halep, Lazkiye ve İdlib ekseninde yerel unsurları harekete geçiren Türkiye, askeri müdahale yerine, lojistik destek ve ileri teknolojili silah sistemleriyle dengeyi değiştirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri, Libya’da Halife Hafter’e karşı kullandığı sofistike insansız hava araçları ve silah sistemlerini Suriye’de de etkin bir şekilde devreye soktu.

7

Katar, direniş gruplarına verdiği mali destekle Suriye’deki varlığını hissettirdi. El Cezire gibi medya organları aracılığıyla oluşturduğu propaganda gücü, Katar’ın diplomatik masada daha güçlü bir konuma gelmesini sağladı. Katar'ın İsrail ile dolaylı olarak koordine ettiği düşünülebilecek hamleleri, Esad rejiminin ısının altındaki desteğini zayıflattı.

8

Dalal Shamali’nin şarkısı üzerinden gelişen metafor, Suriye’deki siyasi ve askeri dengelerin özetini sunuyor. Bir tarafta Türkiye’nin çabalarıyla “İstanbul’un bulutlarını kucaklayan” bir tablo varken, diğer yanda Katar’ın diplomatik ve mali katkılarıyla “Doha’nın bulutlarını kucaklayan” bir senaryo ortaya çıkıyor. Bu yeni denklemlerde, Esad rejiminin etkisi azalırken, Türkiye ve Katar’ın belirleyici rolleri öne çıkıyor.

9

Suriye’deki gelişmeler, Türkiye ve Katar’ın yükselen etkisiyle şekilleniyor. Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkeleri, bu yeni dengelere uyum sağlamakta zorlanıyor. Suriye treni, artık yeni kondüktörleriyle yoluna devam ediyor. Bu yeni dönemde, Türkiye’nin stratejik planlaması ve Katar’ın mali desteği, bölge geleceği üzerinde belirleyici olacak gibi görünüyor.