ATATÜRKLE HİÇBİR İLGİSİ OLMAYAN ATATÜRKÇÜLER
“Az zamanda çok ve büyük işler yaptık… Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mâmur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız… Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrî zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür…”
Bu, Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku’ndan bir bölüm. Bir sayfalık kısacık nutkun neredeyse yarısı bilim, kültür ve sanatla ilgili. Bir de günümüz liderlerinin bilim, sanat, kültür anlayışına bakın. Farkı buralarda arayın.
Siyasetin basit piyonları oldukları için bilimin en başta gelen engelleyicileri bilim insanları. Sanatçılar da sanatın önünde engel. Bizim en acımasız sansürcülerimiz günümüz Atatürkçüleri. Atatürk’ün dil ve tarih tezlerini yasaklatan, onun Batıya karşı başı dik kültürel duruşunu ayıp sayan siyasi ticaret Atatürkçüleri.