AKİT MENÜ

Gündem

Birilerinin düğmelerine mi basıldı? Erdoğan'ın sözlerine karşı muhafazakar ağızlardan çatlak sesler

İslami Direniş Hareketi HAMAS ve Gazze halkı, Siyonist işgalcilere karşı topyekün kahramanca direnirken, Başkan Erdoğan'ın kararlı sözlerine rağmen içimizdeki bir kısım "muhafazakar" ağızlardan çatlak sesler yükselmeye başladı.

1

İslami Direniş Hareketi HAMAS ve Gazze halkı, Siyonist işgalcilere karşı topyekün kahramanca direnirken, Başkan Erdoğan'ın kararlı sözlerine rağmen içimizdeki bir kısım "muhafazakar" ağızlardan çatlak sesler yükselmeye başladı.

2

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Hamas Gazze'de Anadolu'nun ileri hat savunmasını yapıyor" dediği bir süreçte muhafazakar camiaya mensup bazı isimler, ABD Başkanı Trump'ın söylemlerine paralel şekilde, "Gazzeliler artık hicret etsin!" kampanyası başlattılar.

3

Önce İlmiye Vakfı kurucusu Muhammed Yazıcı isimli şahıs, "Gazze için hicret vakti gelmedi mi? başlıklı bir yazı yazarak, bol bol laf kalabalığı yaptı. Yazısında, "Müslümanlar tarih içinde defaatle Kudüs’ü bırakmak zorunda kaldılar fakat her seferinde daha güçlü bir vaziyette dönüp bu mübarek beldeyi geri aldılar" diyen Yazıcı, "yüzyıllık kalıcı planlarla" geleceğe hazırlanmak gibi afaki önerilerde bulundu.

4

Muhammed Yazıcı, "Tabii ki bunlar emin olarak söylediğim şeyler değil. Hiçbirimiz normal bir durumda değiliz. Gözümüzün önünde bebeklerinin, çocuklarının, eşlerinin, analarının... cansız, parçalanmış bedenlerini pazar poşetlerinde, el arabalarında taşıyan anne babaların, insanların halini izlemek, ister istemez normal düşünme ve hareket etme kabiliyetlerimizi yok etti. Bu kardeşinizin sözlerine bu nazarla yaklaşmanızı istirham ediyorum" ifadelerini kullandı.

5

Muhammed Yazıcı'nın gündeme getirmeye ve zihinlere sokmaya çalıştığı "hezimeti kabullenme" önerisi, sosyal medyada yoğun tepki gördü. Bu arada Yeni Şafak'tan Taha Kılınç da bugünki yazısında bu konudaki bazı fikirleri gündeme getirdi.

6

Kılınç, kendisinin de katıldığı bir toplantıda "Gazze'den Hicret" konusunun şu ifadelerle savunulduğunu kaydetti: "- Gazze’deki insanları başka bir coğrafyaya taşımayı artık konuşmamız gerekiyor. İslâm dünyasının gözleri önünde bir halk yok ediliyor. Toprak mı önemlidir, yoksa insan mı? Elbette insan daha önemlidir. Madem bu insanların öldürülmesine Müslümanlar engel olamıyor, bari kapılar açılsın.

7

"- Yaşanan süreçte temel problemlerden biri, Arap dünyasının tavrı. Filistin’e komşu ülkeler, Filistinlileri kesinlikle topraklarına kabul etmek istemiyor. Bugün kapılar açılsa dahi, Mısır ve Ürdün, katı bir şekilde Filistinlileri almaya karşı. Şu halde, bu insanların nereye gidebileceğini de düşünmek lazım. Pratikte, Gazze’yi boşaltsak mesela, Filistinliler nereye gidebilecekler?"

8

"- İslâm dünyasının farklı ülkeleri, belli kotalarla bu insanları “mülteci” olarak kabul edebilir. Hem böylece Gazze’deki kıyım ve katliam sona erer hem de Müslümanlar arasındaki kardeşlik vazifesi yerine getirilmiş olur. Türkiye, Endonezya, Balkan ülkeleri, Cezayir… Akla gelen birçok alternatif var. Gazzeliler buralarda “hicret” mantığıyla hayatlarına devam ederler"

9

"- Gazzelilerin önemli bir bölümünün gitmek istemediğini nerden biliyoruz peki? “Hicret” söz konusu olduğunda Gazzeliler adına konuşmayalım diyoruz, ama “Gazze boşaltılmasın” derken onlar adına konuşmakta beis görmüyoruz. İçeriden gelen çığlıklara bakarsak, insanlar artık kurtulmak istiyor. Çarelerden biri de hicret"