AKİT MENÜ

Ekonomi

Siz sorun SGK Uzmanı Murat Özdamar cevaplasın! Bu koşulda sigortalı olunmaz

Sosyal Güvenlik Uzmanı Murat Özdamar, Yeni Akit okuyucularının emeklilik ve sosyal güvenlik ile alakalı sorularına cevap veriyor. Siz de aşağıdaki yorumlara merak ettiklerinizi yazın, Özdamar cevaplasın.

1

Sosyal Güvenlik Uzmanı Murat Özdamar, Yeni Akit okuyucularının emeklilik ve sosyal güvenlik ile alakalı sorularına cevap veriyor. Siz de aşağıdaki yorumlara merak ettiklerinizi yazın, Özdamar cevaplasın.

2

Sosyal Güvenlik Uzmanı Murat Özdamar, sizlerden gelen sorulara cevap vermeye devam ediyor. İşte bu hafta sizlerden gelen sorular ve Özdamar’ın cevapları...

3

Soru: Bana ölen eşimden yüzde 50 maaş ödeniyor. Ölüm aylık hissemin yüzde 75 olması gerekmez mi? Akif U.// Cevap: Türk sosyal güvenlik sistemi koruma olarak aileyi esas alır. Bu nedenle sigortalının ölümü halinde aile efradı olan dul eş, yetim çocuklar, belirli şartları sağlayan sigortalının anne ve babasına ölüm aylığı bağlanır. Ölüm aylığı bağlanmasında dul eş için, sonradan evlenmeme şartıyla başkaca bir özel şart aranmazken çocuklar ve anne-baba için bir belirli şartlar aranır. Anne-baba için aranan şartlar eş ve yetim çocuklar için aranan şartlara nispeten daha ağırdır. Sigortalının ölümü 1 Ekim 2008 tarihi sonrası ise ölen sigortalının eşine bağlanacak ölüm aylığı, sigortalı adına hesaplanan yahut emekli ise ödenen aylığın yüzde 50’si oranındadır. Ancak aylık alan çocuğu bulunmayan dul kadının ayrıca sigortalı çalışması yoksa ya da kendi emekli maaşı bulunmuyorsa ölüm aylığı hissesi yüzde 75 oranında olacaktır. Sigortalı çalışmaması koşuluyla bekar, boşanmış veya dul kalmış kız çocuklar ile 18 yaşından küçük çocuklar, 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurduğu tarihe kadar öğrenim gören erkek çocuklar ile SGK Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az yüzde 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılan engelli çocukların her birine yüzde 25 oranında ölüm aylığı bağlanır. Ancak çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle anne ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan veya sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber anne veya babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak sahibi bulunmayan çocukların aylık hissesi yüzde 50’dir. Ölüm aylığı bağlanma şartlarını sağlayan anne ve babanın ölüm aylık hissesi ise toplamda yüzde 25’dir. Hem anneye hem babaya aylık bağlanması halinde her birinin hissesi yüzde 12,50 oranındadır. Kanun gereği, aile bireylerine bağlanacak aylıkların toplamı sigortalının aylığını geçemez. Aylık alan sayısının fazlalığı nedeniyle bu sınırın aşılmaması için aylıklardan orantılı olarak indirimler yapılır. Dul eş 2 hisse çocuklar birer hisse sadece anne veya babaya aylık bağlanacaksa birer hisse ikisine aylık bağlanacaksa yarımşar hisse esas alınarak hisseler toplamı yüze bölünerek aylık hissesi oransal olarak belirlenmektedir. Örneğin dul eş iki çocuk ve ölenin annesine ve babasına aylık bağlanacaksa, eş iki hisse çocuklar 1’er hisse, anne yarım hisse, baba yarım hisse olmak üzere toplam 5 hisse üzerinden aylık ödenir Bu durumda dul eşe yüzde 40 oranında, çocukların her birine yüzde 20’şer oranında, anneye yüzde 10 oranında, babaya yüzde 10 oranında olmak üzere aylığın tamamı pay edilir.

4

Soru: Benim engelli kardeşim var. Engelli kardeşimin bakımını yaptığım için bana dört senedir. evde bakım maaşı ödeniyor. Benim şu ana kadar hiç sigorta ödemem olmadı. Maaş aldığım için benim adıma Devlet sigorta primi yatırır mı? Ayşe M.// Cevap: Başkasının bakımına muhtaç nitelikteki engellinin bakımını üstelenen kişilerin hane içindeki kişi başına düşen gelirleri, asgari geçim indirimi hariç asgari ücretin net tutarının üçte ikisinden az ise evde bakım maaşı ödeniyor. Evde bakım maaşı ödenmesi dışında ne engelli adına ne de engelli bakımı üstlenen kişi adına sigorta primi yatırılmıyor. Bakımı yapılan engelli, genel sağlık sigortası primi ödemekten muaf tutuluyor. Evde bakım maaşı alanlar primlerini kendisi ödemek koşuluyla isteğe bağlı sigortalı olabiliyor.

5

Soru: Ben 2012 yılından bu yana SSK sigortalısı olarak çalıştığım şirketten hisse alarak ortağı olacağım. Bu işyerinde halen SSK’lı olarak çalışıyorum. Emekliliğime 2 yıl kaldı. Ben işyerinde SSK’lı çalışamaya devam edebilir miyim? SSK’lı değil de Bağ-Kur’lu olursam emeklilik için 9000 gün prim ödemem mi gerekir? Cemal Ç.// Cevap: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre bir işveren yanında iş sözleşmesiyle çalışan veya diğer bir ifade ile işverenin emir ve talimatı altında ücret karşılığı emek veren işçiler SSK sigortalısı oluyor. Kendi nam ve hesabına çalışan yani, vergi mükellefi olan, tarımsal faaliyette bulunup ilgili kuruluşlara kayıt yaptıran, limitet şirket ortağı olan veya anonim şirketin ortağı olup aynı zamanda da yönetim kurulu üyeliğine seçilenler Bağ-Kur sigortalı sayılıyor. Bağ-Kur kapsamında sigortalı sayılan kişiler şayet aynı zamanda başka bir işveren yanında SSK sigortalısı olarak çalışıyor iseler SSK sigortalısı oldukları dönemler içinde Bağ-Kur sigortalılıkları geçici olarak askıya alınıyor. Bu durumdaki kişilere Bağ-Kur hizmeti verilmediği gibi Bağ-Kur prim borcu da çıkarılmıyor. Ancak Bağ-Kur sigortalısı olması gereken şirket ortakları, ortağı bulundukları işyerlerinden SSK sigortalısı bildirilemiyor, bildirilse dahi SSK sigortalılığı geçerli sayılmıyor. Ortağı olduğunuz işyerinden kendinizi boş yere SSK’lı bildirtmeyin. Zira ortak olduğunuz işyerinden ortaklık sonrasına ait SSK primleri geçerli olmayacak. Emekli olmanıza 2 yıldan az süre kalmış. Bu nedenle emeklilik yaşını tamamlayana kadar Bağ-Kur primi ödemeniz emeklilik statünüzü etkilemez. Bu durum emekli maaş miktarını da etkilemez. Hatta yüksek emekli maaşı bağlanması adına yüksek matrahtan prim ödeme seçeneğiniz de bulunuyor.