DEHUKAM Müdürü Dr. Mustafa Başkara, Türkiye'nin DMP'sine ilişkin ilk çalışmayı değerlendirdi.
Başkara, dünyada deniz kaynaklarına olan ihtiyacın her geçen gün arttığına dikkati çekerek, "Artan dünya nüfusu ve tüketimdeki artışlar, yine karadaki kaynakların sınırlı olması ve bunların artık tükenmeye doğru gitmesi, yine deniz alanlarının çok ciddi ve önemli bir alternatif kaynak olması, gelişen teknolojilerle beraber deniz alanlarındaki kaynaklardan istifade edebilme imkanının artması bunun altındaki temel sebepler" dedi.
Deniz alanlarının kullanımının artmasıyla beraber denizlerin sürdürülebilirliği konusu, deniz ekosisteminin korunması ve denizdeki biyoçeşitliliğin sürdürülmesi meselelerinin belli oranda tehdit edildiğini belirten Başkara, "Bu sebeplerle UNESCO tarafından Hükümetler Arası Oşinografi Komitesi'nin girişimleriyle deniz mekansal planlaması çalışmaları başlatıldı 2000'li yıllarla beraber" diye konuştu.
Başkara, Avrupa Birliği'nin (AB) 2014'te yayınladığı bir direktifle üye ülkelere DMP'lerini ilan etmelerini şart koştuğunu ifade ederek, Türkiye'nin AB üyesi ülke olmadığından böyle bir direktifin gereği olarak değil, tamamen kendi egemenliği çerçevesinde bir iradeyle deniz mekan saha planlama çalışmalarını yürüttüğünü vurguladı.
Yürütülen çalışmalar ve DEHUKAM'ın faaliyetlerinin, ekosistem temelli bir yaklaşımla oluşturulduğunu söyleyen Başkara, Türkiye DMP Platformu'nun deniz mekansal planlamalarıyla ilgili yapılan araştırmaları, projeleri, ilgili kurum ve kuruluşlarının tespitlerini kapsadığına dikkati çekti.