Bugün madenciliğin sadece yer altındaki kaynakları çıkarmakla sınırlı kalmadığını aktaran Bayraktar, "Bu alan ekonomik güvenliğin, sanayileşme stratejilerinin ve bölgesel etkinliğin adeta temel yapı taşlarından biri haline geldi. Bunun ötesinde, bu kritik minerallere erişim, uluslararası ilişkilerde de belirleyici bir unsur haline geldi." dedi.
Bayraktar, Türkiye'nin bu alandaki çalışmalarına da değinerek şunları kaydetti:
"Milli maden şirketimiz Eti Maden, ki dünya bor rezervlerinin önemli bir bölümünü işletmekte ve bu alanda katma değerli üretimi önceliklendirmekte, önümüzdeki dönemde nadir toprak elementlerinin işlenmesinde küresel bir aktör olma yolunda hızla ilerliyor. Madencilik alanındaki bir diğer aktörümüz MTA International ise madencilikte arama, teknoloji ve uluslararası işbirliklerine dayalı yeni bir yaklaşımın temsilcisi. Bu iki şirketimizi sadece maden üretimini değil aynı zamanda sorumlu madenciliği teşvik eden, teknik kapasiteyi artıran ve uluslararası ortaklıklara açık modeller geliştiren kamusal aktörler haline getirmiş durumdayız."
Bakan Bayraktar, oturuma ilişkin değerlendirmesinde, ülkelere ve madencilik sektörlerine yatırım çekmek için siyasi irade, istikrar, destek ve kararlılığın kilit öneme sahip olduğunu belirterek "Uluslararası işbirliği de oldukça önemli ve kritik. Ne kadar zengin kaynaklara veya gelişmiş sanayiye sahip olursa olsun, hiçbir ülke küresel enerji dönüşümü taleplerini tek başına karşılayamaz. Bu nedenle her düzeyde güçlü bir işbirliği gerekmektedir. İhtiyaç duyulan yalnızca finansman veya sermaye değil, aynı zamanda kapasite geliştirme, bilgi paylaşımı ve bizi gerçek sürdürülebilir kalkınmaya taşıyacak adil, kapsayıcı ve dayanıklı uzun vadeli ortaklıklardır." ifadelerini kullandı.