AKİT MENÜ

Gündem

İran'dan Türkiye'ye karşı zımni onay: Sinsi plan maalesef devrede

Güncelleme Tarihi:

Gazeteci Mesut Haray, İran'ın kapalı kapılar ardından yaptığı anlaşmayla sinsi bir planın devreye alındığını açıkladı.

1

Gazeteci Mesut Haray, İran'ın kapalı kapılar ardından yaptığı anlaşmayla sinsi bir planın devreye alındığını açıkladı.

2

Mesut Haray'ın haberine göre, Güvenlik kaynaklarının dikkat çektiği bir gelişmeye göre, PKK'nın uluslararası baskılar sonucunda silah bırakması ya da dağıtılması gündemdeyken, bu yapının binlerce silahlı ve savaş deneyimli mensubunun, İran kolu olan PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) bünyesine aktarılması olasılığı bölgede derin bir güvenlik krizini tetikleyebilir.

3

PKK’nın doğrudan ideolojik, lojistik ve komuta yapısı altında çalışan PJAK, 2003–2004 yıllarında, özellikle Güney Azerbaycan Türklerinin yaşadığı bölgelere yönelik silahlı faaliyetler yürütmek amacıyla Kandil'deki üst kademe tarafından organize edilmiştir. Her iki yapı, Abdullah Öcalan liderliğinde ortak bir komuta zinciri altında hareket etmektedir.

4

Uzman değerlendirmelerine göre, PKK’nın geri çekilmesi ya da silahsızlandırılması durumunda, askeri gücün büyük kısmı PJAK’a devredilecek. Bu, sadece bir isim değişikliğini değil; terör tehdidinin Güney Azerbaycan’ın kalbine yöneltilmesini ifade ediyor.

5

Urmiye, Soyuqbulaq, Hoy, Makı, Salmas ve Sayınqala gibi şehirler, PJAK’ın geçmişte terör saldırıları, bombalamalar, adam kaçırma ve etnik provokasyonlarla hedef aldığı bölgelerin başında geliyor. Şimdi ise bu yapıya, Kandil’de yıllarca savaş tecrübesi kazanmış binlerce teröristin katılması ihtimali, Batı Azerbaycan’ı yeniden çatışma hattına çevirebilir.

6

PJAK’ın aktifleşmesi, yalnızca İran içindeki Türk toplumunu değil, Türkiye sınır güvenliğini ve bölgedeki etnik barışı da doğrudan tehdit eden bir gelişme olacaktır. Bu senaryo, aynı zamanda Batı Azerbaycan’ın demografik yapısını hedef alan etnik mühendislik girişimlerinin parçası olarak değerlendirilmektedir.

8

Güney Azerbaycan Türk toplumu, bu tehdide karşı hem ulusal hem de uluslararası düzeyde daha fazla dikkatin çekilmesi gerektiğini vurgulamakta; PJAK’ın faaliyetlerinin İran rejiminin zımni onayıyla genişletilmesinden derin endişe duymaktadır.

9

PKK’nın gölgesinde faaliyet gösteren PJAK’ın yeniden yapılandırılması ve İran Türk bölgelerinde güç kazanması, yalnızca askeri değil; kültürel, sosyal ve siyasi bir saldırı anlamına da gelmektedir. Toplumsal bilinçlenme, yerel medya uyanıklığı ve uluslararası kamuoyunun baskısı, bu tehdide karşı en önemli savunma hattı olacaktır.