Bağımsız uzmanlar, Google’ın bu teknolojisini umut verici bulduklarını belirtirken, kamu otoritelerinin bu tür sistemlere güvenebilmesi için şirketin teknolojik altyapısı konusunda daha fazla şeffaflık sağlaması gerektiğini vurguladı.
Yeni Şafak’ta yer alan haberde Meksika, Japonya ve ABD’nin batı kıyısı gibi bazı bölgelerde uzun yıllardır klasik sismometre temelli erken uyarı sistemlerinin devrede olduğu, Google 2020 yılında Android telefonları merkezine alan yeni bir yaklaşımla harekete geçtiği belirtildi. Şirketin başlattığı bu kitlesel kaynaklı sistem, cep telefonlarındaki sensörler aracılığıyla sarsıntıları anlık olarak algılayabiliyor.
Son üç yılın verileri, bu teknolojinin giderek daha etkili hale geldiğini gösteriyor. Google, her yıl binlerce insanın deprem nedeniyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek, 2019’dan bu yana mobil tabanlı erken uyarı sistemlerine erişimin 10 kat arttığını ifade ediyor.
Nature dergisine konuşan California Teknoloji Enstitüsü’nden sismolog Allen Husker, “Gerçekten etkileyici. Dünya genelinde birçok ülkenin bir erken uyarı sistemine sahip olmadığını düşünürsek, bu sistem büyük bir ihtiyacı karşılayabilir” yorumunda bulundu. Ancak Husker da sistemin daha güvenilir hale gelmesi için Google’ın algoritmalarına ve verilerine daha fazla şeffaflık sağlaması gerektiğini savunuyor.