Teknoloji-Bilişim
Türkiye tepkiliydi! S-400 sonrası savaş tankı teklif ettiler
Türkiye gibi S-400 satın alan ancak benzer yaptırımlardan muaf tutulan Asya ülkesi için bu kez savaş tankı konusu gündeme geldi.
Teknoloji-Bilişim
Türkiye gibi S-400 satın alan ancak benzer yaptırımlardan muaf tutulan Asya ülkesi için bu kez savaş tankı konusu gündeme geldi.
Türkiye gibi S-400 satın alan ancak benzer yaptırımlardan muaf tutulan Asya ülkesi için bu kez savaş tankı konusu gündeme geldi.
GDH'de yer alan habere göre, Rusya, Hindistan’a kendi topraklarında T-14 Armata ana muharebe tankının yerli üretimini kapsayan yeni bir iş birliği teklifi sundu.
Teklif, Hindistan’ın zırhlı birliklerini modernize etme çabalarına katkı sunmayı ve iki ülke arasındaki savunma sanayi ortaklığını derinleştirmeyi amaçlıyor.
Rus devlet savunma sanayi kuruluşu Uralvagonzavod tarafından geliştirilen T-14 Armata, Rusya'nın bugüne kadar geliştirdiği en modern tank olarak öne çıkıyor. Aktif koruma sistemleri, insansız kule yapısı ve yüksek hareket kabiliyetiyle dikkat çeken platform, altıncı nesil tank konseptinin bir temsilcisi olarak değerlendiriliyor.
Rusya’nın önerisi, Hindistan’ın “Geleceğe Hazır Muharebe Aracı (FRCV)” programı kapsamında değerlendiriliyor. Program, mevcut T-72 tanklarının yerini alacak yaklaşık 1.770 yeni nesil muharebe tankının üretimini hedefliyor. Hindistan bu kapsamda halihazırda birçok ülkeden teklifler almış durumda. Rusya’nın teklifi, sadece tank satışını değil, aynı zamanda Hindistan’a özgü teknik gereksinimlere uygun bir varyantın geliştirilmesini de içeriyor. Bu doğrultuda, Rusya'nın tankın güç paketi gibi temel sistemlerinde Hindistan'da üretilen bileşenleri kullanmaya açık olduğu bildiriliyor.
Rusya Federal Askerî-Teknik İşbirliği Servisi (FSVTS) Başkan Yardımcısı Vladimir Drozhzhov konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Hindistan ile ortaklaşa geliştirilecek yeni nesil tank projesinde, Rus zırhlı araç teknolojilerinden azami düzeyde faydalanılması hedeflenmektedir” ifadelerini kullandı. Drozhzhov ayrıca, iş birliği teklifinin yalnızca üretimi değil, teknoloji transferi ve yerli sanayi katılımını da kapsadığını belirtti.