Çalışmalarını Arktik’te yürütmelerinin en önemli sebeplerinden birinin, oraya gelen akıntıların tüm dünyayı dolaşarak gelmesi olduğunu ifade eden Deryal, rüzgar yönü, sıcaklık ve tuzluluğun burada çok önemli bir faktör olduğunu söyledi.
Deryal, küresel iklim değişikliğini Arktik’te bu kadar sert hissedilmesinin sebebine değinerek "Tüm dünyayı dolaşan ve dolaştıkça ısınan tüm akıntılar Arktik’e gelip soğumak istiyor. Fakat buraya geldiğinde artık çok sıcak bir denizle karşılaştığı için yeterince soğuyamıyor, bu vesileyle Arktik’te buzulların eridiğini, artık küresel iklim değişikliğinin Kuzey Kutbunu çok derinden etkilediğini gözlemliyoruz." dedi.
Mikroplastiklere aslında sadece bir çevresel kirlilik olarak bakmamak gerektiğine dikkati çeken Deryal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Mikroplastikler aslında kirlilik taşıyan bir vektör, hiç ait olmayan bir yerden bir kirletici alıp bambaşka bir yere getirebiliyor. Mesela Arktik’in biyoçeşitliliğinin de değişmesiyle beraber buraya hiç ait olmayan türlerin gelmesi gibi mikroplastikler de üzerlerine taşıdıkları organik kirleticileri hiç ait olmadıkları bir sisteme getiriyorlar. Bu, aslında çok büyük bir tehdit. Biz bunu pasif örnekleyici olarak kullanılıp yararımıza çevirmeyi hedefliyoruz ancak bu bize şunu da verecek, ‘evet mikroplastikler sadece bir çevre kirliliği değil, bambaşka vektörleri bambaşka yerlere taşıyabilecek kadar kuvvetli bir kirlilik türü’ hedeflediğimiz en önemli çıktılardan biri de bu."