Sarımsak Nasıl Tüketilmeli?
Sarımsak en çok çiğ olarak tüketildiğinde besin değerlerinden maksimum seviyede yararlanılmaktadır. Ezilip bir kaç dakika bekledikten sonra tüketilmeli, uzun süreli pişirilmemelidir. Sarımsak yemeklere piştikten sonra eklenirse besin değeri yok olmaz.
Sarımsağın sağlıklı tüketimi için uygulanması gerekenler!
Sarımsağın içeriğinde bulunan allicin, yalnızca sarımsağın hücre duvarları hasar gördüğünde (rendelendiğinde veya kesildiğinde) oluşur. Bu nedenle yapılan araştırmalar sarımsağı kullanmadan önce ezmenin ve ardından yaklaşık on dakika buharla demlenmesine izin vermenin daha sağlıklı olduğunu göstermiştir. Bu, enzim alliinaza koruyucu madde allicin üretmesi için zaman vermektedir.
Sarımsağı sadece birkaç dakika pişirerek, en uygun etki elde edilmelidir. Çünkü kükürt bileşikleri ısıya duyarlıdır.
Sarımsak kanser riskini azaltır!
Anti-enflamatuar, antioksidan kaynağı olan sarımsak, akciğer ve prostat kanserine karşı inhibe edici etkileri ön plana çıkmaktadır. Bu konuda Çin’de yapılar iki araştırma dikkat çekmektedir. Hem sarımsak hem de yeşilçay bu nedenle bu kanser türünde koruyucu faktörler olarak ön plana çıkmaktadır. Bilim adamları sarımsak ve yeşil çayın, tipik akciğer kanseri risk faktörlerinin (sigara içmek, kızarmış yiyecekler yemek vb.) etkisini azalttığını öne sürmektedir. Kullanıma hazır hale getirilen sarımsak preparatları, prostat kanseri ve iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde uzun süredir kullanılmaktadır.
Sarımsak karaciğeri korur!
Sarımsak, hücre duvarlarını güçlendirerek ve organizmanın kendisine zararlı olan toksik maddelerden arınması işlemi olan ‘detoksifikasyon’ işleviyle karaciğeri destekleyerek yıpranmasını önler. Sarımsaktaki allisin, kandaki ve karaciğer gibi hayati organlardaki kurşun seviyelerini azaltmaya yardımcı olabilir. Sarımsaktaki kükürt bileşiklerinin ağır metal toksisitesinden kaynaklanan organ hasarına karşı koruma sağladığını gösteren araştırmalar bulunmaktadır. Ayrıca sarımsak, ağır metal zehirlenmesinde (cıva, kadmiyum) veya alkol tüketiminin olumsuz sonuçlarını azaltmak için kullanılabilmektedir.
Sarımsağın Yan Etkileri Var mı?
Sarımsak çok fazla tüketildiğinde mide ve bağırsak rahatsızlığına neden olabilmektedir.
Halihazırda kanın pıhtılaşmasını önleyen antikoagülan ilaç kullanan kişiler ile tansiyonu düşük olan kişiler düzenli olarak fazla olmamak şartıyla sarımsak tüketebilir. Ancak, sarımsak kan inceltici ilaçların etkisini artırabilir. Bunun için sarımsak suyu, draje ve tabletleri alınmadan önce uzman hekimle kesinlikle konuşulmalıdır. Taze sarımsak kullanmak söz konusu olduğunda, etkilerinden tam olarak yararlanmak isteniyorsa çiğ olarak yenmesi gerekir. Günlük bir diş sarımsak yeterlidir. Sarımsak yemekler piştikten sonra eklenmelidir. Özellikle yağ, sarımsağın etkinliğini artırabilir.
Sarımsak ne işe yarar?
Sarımsak tüketimi soğuk algınlığı semptomlarını hafifletme, kolesterol ve kan basıncını yönetmeye yardımcı olma, kalp sağlığını koruma ve karaciğer hasarı riskini azaltma konusunda yardımcıdır. Sarımsak bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitlerle savaşır, içerdiği allisin isimli bileşen özellikle mide bakterilerine karşı etkilidir. Yüksek tansiyonu olan kişilerde sistolik kan basıncını ve diyastolik kan basıncını düşürür. Serbest radikallerle savaşır ve zamanla neden oldukları hasarın bir kısmını azaltabilir.
Sarımsak hangi organa iyi gelir?
Sarımsağın organlara sağladığı faydalar arasında kan basıncını ve kolesterolü düşürerek kalp hastalıkları riskini azaltması, karaciğeri koruması, eklem sağlığını besleyerek kemikleri güçlendirmesi ve beyne iyi gelmesi yer alır. Bunlarla birlikte sarımsak doğal bir antibiyotik olup bağışıklığı güçlendirir ve özellikle kışın görülen soğuk algınlığı ve gribe karşı kişiyi korur.
Çiğ sarımsağın faydaları nelerdir?
Sarımsağı çiğ olarak tüketmek tüm besin değerlerini almak açısından önemlidir. Çiğ sarımsağın faydalarının çoğu allisin adı verilen bir enzimden gelir. Allisin, iltihap giderici, antioksidan, antibakteriyel ve antikanser özelliklere sahiptir. Bu sayede çiğ sarımsak bağışıklığı güçlendirir, hastalıklardan korur, kalp sağlığını destekler, enerjiyi yükseltir, eklemleri güçlendirir ve kanser hücreleriyle mücadele edebilir.