AKİT MENÜ

Gündem

Bosna’da şehid olan ilk Türk! Selami Yurdan

Bosna savaşında şehid olan Selami Yurdan’ı, X sosyal medya hesabından arkadaşının oğlu Enes Alkan anlattı. İşte Bosna’da şehid olan ilk Türk! Selami Yurdan

1

Bosna savaşında şehid olan Selami Yurdan’ı, X sosyal medya hesabından arkadaşının oğlu Enes Alkan anlattı. İşte Bosna’da şehid olan ilk Türk! Selami Yurdan

2

1) Bugün Bosna Savaşı'na Türkiye'den katılanlar arasında ilk şehid, babamın komşusu ve gençlik arkadaşı olan Selami Yurdan'ın şehadetini n 33. yıldönümü, bu seride Selami Yurdan'a değineceğim 26 yaşındaki Selami Yurdan evlilik hazırlığı yaptığı ve ailece işlerinin iyi olduğu bir sırada Nisan 1992'de Bosna Savaşı'nın; Bosna'da Müslüman Soykırımı'nın başlaması üzerine bu ülkeye gönüllü savaşçı olarak gitti

3

2) Selami Yurdan 1992 yazında savaşın ilk hengamesinde Bosna'ya ulaşmıştı Videodaki resimde Bosna'nın Travnik şehrindeki ünlü, Tito döneminde bile kapanmayan ve dini eğitim faaliyeti süren Elçi İbrahim Paşa Medresesi'nde sağdan üçüncü Selami Yurdan

5

3) Savaşın ilk ayları soykırımın hızla sürdüğü ve Boşnakların yokluk içinde ordu kurmaya çalıştığı bir dönemdi. Bosna'nın başkenti Sarajevo (Sarayevo) kuşatma altına alınmış ve Boşnakların elindeki Orta Bosna ile bağlantısı kesilmişti Bu kuşatmayı yarmak üzere Ağustos 1992'de Orta Bosna'dan Sarajevo yönüne bir taarruz tertip edildi. Bosna'ya geleli çok olmayan Selami Yurdan da gönüllü olarak bu taarruzda yer aldı. 22 Ağustos 1992'de Selami Yurdan bu taarruzda Sarajevo ile Visoko arasında yer alan Sırpların elindeki Ilijaś'ta (Iliyaş) şehid oldu. Güç dengesizliği nedeniyle Sarajevo kuşatması yarılamadı, tam olarak da savaş sonuna kadar yarılamayacaktı.

6

5) Babam arkadaşı, komşusu Selami Yurdan'ın şehadet haberini ABD'de çalıştığı sırada bir Türk gazetesinden öğrenmiş

7

Bosna Savaşı'nın ardından babamın Bosna'da çeşitli işleri vardı, o daha uzun biz daha kısa bir dönem Orta Bosna'da, Travnik'e yakın şirin bir kasabada yaşadık. 1997 yazında ben oradayken Yurdan'ın Travnik'teki Ali Paşa Camii haziresindeki kabrini sık sık ziyaret ederdik, o yazdan kabri başında dua ederken resmim de var Selami Yurdan Türkiye'den ilk Bosna şehidi ama ondan önce Almanya'dan gelip Bosna Savaşı'nda şehit olan bir Türk var: Cemaleddin Kaplan cemaatinden Ebubekir İhsan isminde bir Türk; etnik olarak da Türk

8

Türkiye'den bildiğim kadarıyla Bosna Savaşı'na gönüllü olarak katılıp (inşallah) şehit olanların sayısı 30'a yakın Bosna Savaşı'na çoğu Arap binlerce Müslüman gönüllü katıldı ve bilenler bilir ki savaş boyunca Bosna Savaşı'nda madden ve manen çok kritik katkıları, destekleri oldu. Ağustos 1995'te Bosna'da savaşın Müslümanlar lehine dönmesinde ve zaferden zafere koşulmasında; özellikle Vozuća Cephesi'nde Arap gönüllülerin çok büyük bir payı vardı fakat Ekim 1995'te savaşı Müslümanların kazanacağından korkan ABD, savaşı hava müdahalesi tehdidiyle durdurarak zaferin önüne geçti

9

Selami Yurdan'ın ailesi, oğullarının şehadetine ve davasına sahip çıkarak o dönem medya ve kamuoyuna metanetli açıklamalar yaptılar. Selami Yurdan'ın 1998'de vefat edecek olan babası Ferman Yurdan açıklamalarla da yetinmeyerek Bosna Savaşı'na çok yüklü miktarda maddi yardımda bulundu hatta diğer oğullarıyla beraber daha sonra bu savaşta da yer aldı. Dönüşünde komşusu ve halen sağ olan büyükbabama şunu anlatmış: "Boşnaklar silah kullanmayı bilmiyordu, öğrettim ama bana amca sen bembeyaz sakallısın, bu yaşta savaşma, bize yemek yap dediler. Yemek yapsam da bazen de cephede öne gittim" İlk resimde Selami Yurdan'ın şehit olmasının ardından bir Bosna mitinginde Beyazıt Meydanı'nda, ikinci resimde Bosna Savaşı'nda Ferman Yurdan, Allah ona da oğluna da rahmet eylesin

10

7) Bosna'da çocukken yaşadığım, Selami Yurdan'ın kabrinin bulunduğu Travnik şehrine yakın Donji Vakuf'un Eylül 1995'te Sırp işgalinden kurtulmasına dair bir kare. Tevafuka bakın ki 32. saniyede orada ikamet ettiğimiz evimizin olduğu sokak. Tevafuka bakın ki 32. saniyede orada ikamet ettiğimiz evimizin olduğu sokak

11

8) Yukarıdaki videodan aldığım bu kesitte Donji Vakuf'taki soldaki ev, ev sahibimizin evi. Onun solunda görüntüde yer almayan ev bizim ev. Yaşlı şirin bir Boşnak çift olan ev sahibimizle aynı bahçede yaşıyorduk. Bizi evlerine davet ederler, bize bahçeye ektikleri patateslerden, bahçedeki kümesteki tavuklarının yumurtalarından ikram ederlerdi, çok iyi insanlardı, muhtemelen vefat etmişlerdir Allah rahmet eylesin 7 yaşını henüz doldurmamışken 1997 yazını Bosna'da, bu kasabada, bu evde geçirdim, ailemle savaştan henüz yeni çıkmış Bosna'nın çok yerini gezdik, babam bizden daha uzun kaldı Bosna'da işleri gereği Donji (Donyi) Vakuf'un Türkçe anlamı "Aşağı Vakıf", içinden Vrbas Nehri'nin geçtiği çok güzel, çok şirin, halkının bahçelerinde tarım ve hayvancılık yaptığı, savaştan hasar görmüş bir kasabaydı Savaştan önce Boşnak ve Sırpların karışık yaşadığı, Boşnakların Sırpların nüfusça iki katı olduğu bu kasaba savaşın başında; 1992 baharında

12

Sırplarca işgal edilmiş. Camileri tahrip edilmiş, Boşnaklar katledilmiş ve sürülmüş. Savaşın sonuna doğru Boşnakların zafere koştuğu günlerde 13 Eylül 1995'te Sırplardan geri alınmış, bu video da 15 Eylül 1995 tarihli; benim burada olmamdan (Haziran 1997) 21 ay önce Biz oradayken kasabada yıkım her tarafta görülüyordu, örneğin kasabanın tek fabrikası harabe halindeydi, camiler ya tamamen yıkılmış ya da kullanılabilse de tahrip edilmiş haldeydi.

13

Bizim evin arkasındaki bir ev tamamen yıkılmış haldeydi, o evi vuran bombalar bizim evin de duvarlarını çatlatmıştı, o halde yaşıyorduk Şu an Donji Vakuf epeyi toparlanmış halde, Bosna-Hersek'te gerçekleştirilen en son nüfus sayımına (2013) göre Donji Vakuf merkezde yüzde 94,8'i Boşnak 6.711 kişi yaşıyor. Savaştan önceki son sayımda (1991) bu rakamlar 8.771 ve yüzde 60,7'ydi Köyleriyle birlikte Donji Vakuf belediyesinde 1991'de yüzde 55'i Boşnak, yüzde 38,9'u Sırp 24.544 kişi yaşıyordu. 2013'te yüzde 95,65'i Boşnak, yüzde 0,7'si Sırp 13.985 kişi yaşıyor Donji Vakuf belediyesinde

14

9) Bosna Savaşı'nın Boşnak ilk şehidi de 14 yaşındaki Cevad Osmanoviç (13.3.1978 - 1.4.1992) Bosna'da savaşın başlangıcı çoğu kişi tarafından savaşın 5 Nisan 1992'de başkent Sarajevo'ya sıçraması olarak kabul edilse de aslında savaş Sırpların 1 Nisan 1992'de ülkenin kuzeydoğusundaki Boşnak çoğunluklu stratejik Bijeljina (Biyelyina) şehrine saldırması ve burada katliam yapmasıyla başladı Bijeljina Katliamı'nın ve dolayısıyla Bosna Savaşı'nın ilk kurbanı da resimde mezartaşını ve profilini gördüğünüz genç Müslüman Boşnak Cevad Osmanoviç... Bijeljina Dayton Anlaşması ile Bosna'nın Sırp bölgesinde kaldı, artık Bijeljina'da Boşnaklar azınlık...

15

10) Selami Yurdan misali, İslam ülkelerinden Boşnak Müslüman kardeşlerini soykırımdan kurtarmak için gönüllü savaşçı olarak gelenlerin -çoğu Arap- kritik rol oynadığı, büyük bir zaferle biten 1995'in yazında gerçekleşen Kerame Operasyonu'nun görüntüleri

17

11) 1993 baharında Hırvatların Boşnakları arkadan vurduğu, Hersek ve Orta Bosna'da Boşnak-Hırvat Savaşı'nın olduğu dönemde Hırvatlarca yakalanan Müslüman gönüllüler 6.07'de konuşan kişi Türkçe adının Orhan Demirbağ, memleketinin Elazığ olduğunu diyor

18

12) Videoda Bosna-Hersek cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç (1925-2003) savaştaki başarı ve hizmetlerinden dolayı diğer ülkelerden gelen Müslüman gönüllülere teşekkür ziyaretinde gönüllüler ile sohbet ederken (Vozuća, Eylül 1995) Bosna-Hersek Savaşı'nı bitiren, 21 Kasım 1995'te metninde anlaşılıp 14 Aralık 1995'te imzalanıp 1 Ocak 1996'da yürürlüğe giren Dayton Antlaşması'na göre tüm yabancı savaşçıların ülkeden çıkarılması gerekiyordu Aliya İzzetbegoviç hem bu gönüllülere vefa gereği, hem de Bosna için fiili bir güvenlik garantisi olması için bu gönüllülerden isteyenlerin Bosna vatandaşı olarak ülkede kalmasını istiyordu. İzzetbegoviç şu hileye girişti: Dayton'un parafe edilmesiyle (21 Kasım 1995) yürürlüğe girmesi (1 Ocak 1996) arasındaki dar dönemde tüm bu gönüllülere vatandaşlık ve ülkede kalma teklif etti Savaşın sona erdiği dönemde Bosna'da halen kahir ekseriyeti Arap 3 bin ila 5 bin diğer ülkelerden gelen Müslüman gönüllü savaşçı olduğu tahmin ediliyordu, Türkiye'den gelenlerin çoğu bu döneme kalmadan dönmüş, Bosna'daki Türkiyeli gönüllüler çok azalmıştı

19

Bu teklifin savaşın son döneminde Bosna'da olmasa da Bosna Savaşı'nda savaşmış kimselere kadar uzandığını yine Selami Yurdan'ın ailesinden biliyorum. Yukarıda değindiğim gibi Selami Yurdan'ın babası ve kardeşi de onun şehadetinden sonra Bosna'da savaştılar ama savaşın son döneminde çoktan Türkiye'ye dönmüşlerdi. Bu dar dönemde Bosna yönetimi onlara da ulaşıp onlara da Bosna vatandaşlığı ve Bosna'ya yerleşmeleri teklifinde bulunmuş ama onlar teşekkür edip Türkiye'de kurulu bir düzenleri olduğunu, Bosna'ya yerleşemeyeceklerini onlara beyan etmişler

21

Neticede savaşın ardından binin üzerinde, çoğu Arap, Türklerin de aralarında bulunduğu gönüllü Bosna vatandaşı olup Bosna'ya yerleşti, Boşnaklarla aile kurdu