"Tespit edilen beş katman var ve biz bu beş katmanın dördünden mikrobiyolojik olarak çalışma yapmak adına toprak numuneleri aldık. Bir diğer hedefimiz de acaba günümüzden 6300 yıllardan itibaren başlamış olan bu dönemlere ait bir antibiyotik direnci bulabilir miyiz şeklindeydi çıkış noktamız. Çünkü antibiyotik direnci çağımızın, toplumların, tüm dünyanın ve tabi elbette Türkiye'nin de en büyük sorunları arasında yer almakta. Biz bu çalışmayla şöyle bir sonuca vardık diyebiliriz.
Antibiyotik direnci sadece kullanıma bağlı değil, günümüzden 6300 yıl öncesine ait bir dönemden itibaren aslında var olmuş ve sadece kullanıma bağlı değil çevresel faktörler, insan faktörleri, mikrobiyal topluluklar, yaşam biçimleri, geçirilen hastalıklar, bitkisel durum, iklim, ekolojik unsurlar gibi birçok faktörün de aslında direnci etkilediğini gördük. Özellikle 3 katmanda biz antibiyotik direnç genlerini bulduk ve bu bize gerçekten direnç genlerinin çok geçmişe dayanan bir hikayesi olduğunu gösterdi. Tehlike bu anlamda biraz daha düşündürücü hale geldi çünkü sadece kullanım değil birçok faktörün de yer aldığı bir sorun mevzu bahis. Dolayısıyla aslında tek sağlık dediğimiz o bütüncül yaklaşımı destekleyen bir sonuca varmış olduk biz mikrobiyoloji olarak."