Mehmet Güçlü, Ergani'de ilk, orta ve lise öğrenimini tamamladıktan sonra 1986'da polislik mesleğine başladığını belirterek, ağırlıklı olarak narkotik olmak üzere emniyet teşkilatının farklı birimlerinde görev aldığını söyledi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü iken 2 yıl önce emekli olduğunu anlatan Güçlü, eşine 2009'da yumurtalık kanseri teşhisi konulduğunu, bu nedenle eşinin 3-4 ameliyat geçirdiğini belirtti.
Eşinin tedavi sürecinde bağışıklık sistemini güçlendirmek adına araştırma yaptığını ve aronya meyvesini öğrendiğini dile getiren Güçlü, şöyle konuştu:
"Kuzey Amerika'da yetişen bir meyve. Araştırdık, Türkiye'de bu meyve yok. Eş dost üzerinden getirtmeye çalıştık ama kimse yurt dışından getiremedi. Eşim 2013'te vefat etti. Eşim vefat ettikten sonra bu meyveyi bölgede yetiştirmek hayalim oldu. Yetiştirmek için araştırma yaptım. İçimde bir burukluk kalmıştı."
Araştırmaları sonucu ilaç, kozmetik ve gıda sanayisinde kullanılan meyvenin "nero" çeşidini tercih ettiklerini anlatan Güçlü, ilk önce tarlasının 4 dönümüne 2 bin 300, 2 yıl önce de 7 dönüme 3 bin 200 fidan daha diktiğini söyledi.
Geçen yıl 4 dönümlük ilk dikim alanından 2 ton 300 kilogram ürün elde ettiğini belirten Güçlü, her yıl üretim miktarını artıracağını, bu yıl 5-6 ton ürün hasat etmeyi beklediklerini ifade etti.
Bahçenin bakımını oğluyla yaptığını, hasat döneminde civardaki kırsal mahallelerde yaşayanlara da istihdam sağlandığını dile getiren Güçlü, şunları kaydetti:
"Bu işe ticari amaçla başlamadım. Eşimin hastalığı için o zaman arayıp da bulamadığım meyveyi şu anda kendim yetiştiriyorum. Hasat döneminde maddi durumu iyi olmayan bilhassa kanser hastalarına ücretsiz veriyoruz. Ticari getirisi yüksek bir meyve, o kısımla oğlum ilgileniyor."