İleri derecede sirozu, hematolojik hastalığı, ileri derecede kalp yetmezliği, kronik böbrek yetmezliği, kronik akciğer hastalıkları olan hastalarda ameliyatın riskli olduğunu belirten Sarı, "Hastada ne gibi şikayetler var, safra kesesini almak zorunda mıyız, almasak da bu hasta yaşamını devam ettirebilir mi, hastaya ne tür zararlar verebilir, öncelikle bunun muhasebesini yapıyoruz. Eğer safra kesesinde taş kalırsa ve daha fazla zarar veriyorsa riskleri anlatıp, her türlü tedbiri alıp ameliyat ediyoruz" dedi.
"Küçük boyuttaki taşlar safra kanalına düşebilir"
Safra kesesinde küçük boyuttaki taşların daha tehlikeli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yavuz Selim Sarı, "Küçük boyuttaki taşlar daha riskli. Çünkü ana safra kanalına düşme riski ve orayı tıkama, pankreasta iltihap yapma riski var. Böyle bir tablo gelişirse birtakım invaziv müdahalelerle ağızdan girilen bir endoskopla safranın on iki parmak bağırsağından açıldığı yere gidip, bulup, orayı genişletmek ve buradaki taşı çıkartmak gerekiyor. Bu da hasta için ilave bir risk taşıyor. Yani safra kesesinde çok sayıda küçük taşların olması, büyükçe tek bir taşın olmasından daha riskli bir durum" ifadelerini kullandı.