Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron: “Cezasızlığa karşı harekete geçilmesi gerekir. israil komşularıyla sürekli bir savaş halinde olduğu sürece güvenlik ya da istikrar olmayacaktır"
TOPLANTIDAN GERİYE AÇIKLAMALAR VE ALKIŞLAR KALDI
Liderlerin bu denli net ve açık ifadeleri toplumlarda bir umut ışığı yaksa da toplantı sonunda geride sadece yapılan açıklamalar ve alkışların sesi kaldı. Gazze’deki vahşi soykırım, yerinden edilmeler ve derinleşen insani krizin çözümü için en yetkili isimlerin net açıklamalar yapmasına rağmen dünyanın sözde en yetkili kurumlarından BM’den somut adım atmaya dönük bir adım gelmedi. İnsani koridor, ateşkes, barış gücü, hatta soykırıma karşı profesyonel ordu kurma gibi liderlerin tüm söylemleri eyleme dönüşmeden toplantı nihayete erdi.
ABD POLİTİKALARININ GÖLGESİNDEKİ BM
Gazze’de yaşanan insanlık dışı saldırılara karşı BM’nin etkisiz kalmasının en temel nedenlerinden biri, 5 daimi üyeden biri olan ABD’nin soykırımı açıkça desteklemesi ve Siyonist politikaların BM üzerindeki belirleyici etkisidir. Soykırımın finansörlüğünü ve ortaklığını doğrudan yapan ABD’nin yanı sıra, Fransa ve İngiltere gibi diğer daimi üyelerin de benzer şekilde siyonizm yanlısı tutum sergilemesi, Gazze’deki insani krizin çözümüne yönelik her girişimi daha ilk aşamada "veto" duvarına çarptırmaktadır. BM Güvenlik Konseyi’nin yapısal veto sistemi, bu ülkelerin tek taraflı çıkarları doğrultusunda devreye sokulmakta; böylece uluslararası toplumun harekete geçmesini engelleyen kilit bir unsur hâline gelmektedir. Sonuç olarak, BM’nin karar alma mekanizması, siyasi güç dengelerinin esiri olmuş; insani değerler ve uluslararası hukuk ise bu denklemde ikinci plana itilmiştir.