AKİT MENÜ

Gündem

55 gün ayakta kalabilen devlet!

Adriyatik Denizi'nin ortasında gizemli bir ada yükseldi… Ne haritalarda vardı ne de devletlerin kontrolünde. Kendi bayrağı, kendi parası, kendi dili vardı. Neredeyse bir salon büyüklüğünde 'Rose Adası' adını taşıyan bu mikro devlet yalnızca 55 gün ayakta kalabildi, ardından bombalarla ve fırtınalarla denizin dibine gömüldü. Yarım yüzyılı aşkın süredir sır perdesi aralanamayan bu ada hâlâ 'tarihin en ilginç bağımsızlık girişimi' olarak anılıyor. İtalyan mühendis Giorgio Rosa, 1960’ların sonunda sıra dışı bir düşü gerçeğe çevirdi ve İtalya’nın Rimini kıyılarının yaklaşık 11 kilometre açığında, Adriyatik Denizi üzerinde kendi yapay adasını inşa etti.

2

Adriyatik Denizi'nin ortasında gizemli bir ada yükseldi… Ne haritalarda vardı ne de devletlerin kontrolünde. Kendi bayrağı, kendi parası, kendi dili vardı. Neredeyse bir salon büyüklüğünde 'Rose Adası' adını taşıyan bu mikro devlet yalnızca 55 gün ayakta kalabildi, ardından bombalarla ve fırtınalarla denizin dibine gömüldü. Yarım yüzyılı aşkın süredir sır perdesi aralanamayan bu ada hâlâ 'tarihin en ilginç bağımsızlık girişimi' olarak anılıyor. İtalyan mühendis Giorgio Rosa, 1960’ların sonunda sıra dışı bir düşü gerçeğe çevirdi ve İtalya’nın Rimini kıyılarının yaklaşık 11 kilometre açığında, Adriyatik Denizi üzerinde kendi yapay adasını inşa etti.

3

'Isola delle Rose' yani 'Rose Adası' adını verdiği bu platform, kısa sürede dünya gündemine oturdu, filmlere konu oldu ve bugün üzerinden 65 yıl geçmesine rağmen hâlâ konuşulmaya devam ediyor. Sıra dışı fikirleriyle ünlü olan Giorgio Rosa bir mühendis olarak belki de bugüne dek hiç kimsenin denemediği, denemeye cesaret edemediği bir fikri gerçeğe dönüştürdü. Devletlerin kısıtlayıcı yasalarından uzak, özgür bir yaşam alanı yaratma umuduyla çıktığı bu yolda işe ilk olarak kendi dünyasını tasarlamakla başladı. Rose Adası'nda turistler için bar, restoran ve mağazalar açılacak; kendi bayrağı, kendi anayasası ve hatta kendi para birimi olacaktı. Dil olarak Çin, Japonya, Almanya, ABD, Fransa ve Brezilya gibi ülkelerde konuşulan Esperanto dilini seçti. Kısacası Rose Adası uluslararası sularda kimsenin müdahale edemeyeceği 'bağımsız bir mikro devlet' olacaktı, oldu da.

4

İtalyan mühendis planını hayata geçirmek için çalışmalara başladı. Yıllar süren çabasının sonucunda adayı inşa etti. 9 çelik sütun üzerine oturtulan ada yaklaşık 400 metrekarelik bir alan kaplıyordu. Rimini kıyılarından 11 kilometre uzakta yer alan yapı, o dönem İtalyan karasularının dışında kalıyordu. Bu durum da Rosa’ya, platformu bağımsız bir ülke ilan etme cesaretini vermişti. Sonunda platformun inşaatı bitti ve adada restoran, bar, gece kulübü, hediyelik eşya dükkanı ve bir de postane açıldı ve elbette konaklama alanı da bulunuyordu. Rosa, tatlı su ihtiyacını karşılamak için 280 metre derinlikte bir kuyu bile açtırmıştı. 1 Mayıs 1968 tarihinde ise Giorgio Rosa bağımsızlığını ilan ederek kendini cumhuriyet başkanı ilan etti.

5

Giorgo Rosa, adaya Esperanto dilinde 'Libera Teritorio de la Insulo de la Rozoj' (Gül Adası’nın Özgür Bölgesi) adını verdi. Daha sonra bu isim 'Esperanta Respubliko de la Insulo de Rozoj' (Gül Adası Esperanto Cumhuriyeti) oldu. 1968 yılında hem dünyada hem de İtalya'da çalkantılı bir siyasi atmosfer vardı, Rose Adası kısa sürede özellikle gençler arasında popüler hale geldi. Üniversite öğrencileri ve özgürlükçü gruplar için ada, devletlerin katı kurallarından uzak alternatif bir yaşam alanı olarak kabul görüyor ve ilgi çekiyordu.

6

Yönetim, içişleri, maliye, dış ilişkiler gibi bakanlıklara ayrılmıştı; Giorgio Rosa ise başkanlık görevini üstlenmişti. Rose Adası kısa sürede gazetecilerin ve turistlerin uğrak noktası haline geldi. Uluslararası medyada 'Adriyatik’in ortasında doğan yeni devlet' başlıklarıyla gündeme geldi. Bu ilgi, Rosa’nın projesini daha da popüler hale getirse de olumsuz bakışları üzerine çekmesine sebep oldu.

7

Uluslararası arenada hiçbir şekilde tanınmayan bu mini devlet İtalyan hükümetini kızdırdı. Hükümet, adanın resmi kara sularının dışında bulunmasına rağmen turizmden gelir elde edilmesinin ve vergi dışı bir ekonomik düzenin kabul edilemez olduğunu savundu ve yetkililer alarma geçti. Rose Adası'nda bağımsızlık ilan ettikten yalnızca 55 gün sonra, 26 Haziran 1968’de İtalyan donanması adayı işgal etti. Adada yaşayan halk tahliye edildi ve denizin üzerindeki platform ablukaya alındı. Ablukanın ardından adaya bombalar döşendi ve platform bu hamlenin ardından ciddi şekilde zarar gördü. Bombalardan nasibini fazlasıyla alan ve zar zor ayakta duran platform son darbeyi de 26 Şubat 1969’da çıkan fırtınadan aldı ve Rose Adası tamamen denizin dibine sürüklendi.

8

Yalnızca birkaç ay varlığını sürdürebilen Rose Adası Cumhuriyeti tarihe bağımsızlık arayışlarının en sıra dışı örneklerinden biri olarak geçti. Giorgio Rosa’nın ütopyası yıkılmış olsa da onun içindeki kendi bağımsız devletini kurma hayali yıllarca dilden dile anlatıldı. Ancak onun bu ilginç hikâyesi 2020 yılında yeniden gündeme geldi. 2020’de 'Rose Adası’nın İnanılmaz Hikâyesi' (L’incredibile storia dell’Isola delle Rose) adlı filmi yayımlandı. Film, Rosa’nın sıradışı hayalini ve İtalyan devletinin sert tepkisini beyazperdeye taşıdı ve izleyenlerin beğenisini topladı.