AKİT MENÜ

Teknoloji-Bilişim

MİT açıkladı! Bir F-35'te bakın kaç kilo nadir toprak elementi var

Güncelleme Tarihi:

F-35 savaş uçakları ve diğer savunma silahları için büyük önem arz eden nadir toprak elementi Çin'in son hamleleri sonrası daha da önem kazandı. Özellikle ABD, Beylikova'da keşfedilen NTE için işbirliği yapmanın yollarını arıyor.

1

F-35 savaş uçakları ve diğer savunma silahları için büyük önem arz eden nadir toprak elementi Çin'in son hamleleri sonrası daha da önem kazandı. Özellikle ABD, Beylikova'da keşfedilen NTE için işbirliği yapmanın yollarını arıyor.

2

Milli İstihbarat Teşkilatı'nın mayısta yayınladığı Nadir Toprak Elementi raporu, bu kaynaklar konusunda izlenmesi gereken yol haritasına ilişkin önemli bilgiler ortaya koyuyor. Deneyimli gazeteci Murat Yetkin raporla ilgili detayları Yetkin Report'ta yazdı. İşte o yazı...

3

Beylikova’da halen, kamu kuruluşu Eti Maden tarafından işletilen bir “pilot tesis” bulunuyor. Eti Maden, başkanlığını Erdoğan’ın yaptığı Türkiye Varlık Fonu (TVF) kontrolünde. Beylikova’da bilinen 17 nadir elementten 10’unun bulunduğu 694 milyon tonluk rezerv var. Bu kapasiteyle Çin’in İç Moğolistan bölgesindeki Bayan Obo’dan sonra dünyanın en büyük ikinci toplu yatağı. Erdoğan ise Özel’i “ülkesine iftira atmakla” suçluyor, nadir toprak elementi yatanlarının herhangi bir ülkeye verilmesinin söz konusu olmadığını söylüyor. Yapılanın sadece NTE işleme teknolojisine sahip ülkelerle “işbirliği geliştirmek” amacını taşıdığını söylüyor.

4

Erdoğan’ın rafineri kurma ve saflaştırma teknolojisi konusunda dile getirdiği sıkıntı gerçek. Bu konuda en gelişmiş teknolojik birikime sahip ülkelerin Çin, Japonya ve Fransa olduğu MİT bünyesindeki Milli İstihbarat Akademisinin (MİA) “Nadir Toprak Elementleri ve Türkiye: Jeopolitik Satrançta Yeni Dinamikler ve Aktörler” başlıklı raporunda da yazılı.

5

Bu rapor, Mayıs 2025’te sessiz sedasız MİT internet sitesinde yayınlandı. Şu unsurlar özellikle vurgulanmış: • NTE endüstrisine sahip ülkeler, aynı zamanda savunma sanayisi, yapay zekâ, uzay teknolojileri gibi alanlarda da lider pozisyonlara geçebilir. • NTE “arzını kontrol edebilen aktörler” hem konvansiyonel hem yeni nesil savunma ve güvenlik projelerinde öncelikli rol oynayabilir. • NTE önemli bir güç unsuru haline gelmektedir; Türkiye’nin bu konuda bir aktör olma şansı vardır.

6

Ama MİT’in bu konudaki çalışması, sakınca görülmeyen kısmının MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın talimatıyla MİA tarafından kamuoyuna açıklanmasından daha gerilere gidiyor. Örneğin, MİT’in raporunda öngörülen “kurumlarla koordineli uzun vadeli strateji” ihtiyacı çerçevesinde ilk somut adımların 2024 ilkbaharında atıldığı görülüyor.

7

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın 21 Mayıs 2024’te Pekin’de Çin Doğal Kaynaklar Bakanı Wang Guanghua ile vardığı işbirliği mutabakatının, hemen ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 3-5 Haziran’daki Çin ziyaretinde Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüşmesinin gündeminde olduğunu görüyoruz. O tarihte Türkiye’deki NTE yataklarının Çin-ABD rekabetine konu olacağı ortadaydı.

8

Nitekim, Trump’ın (aynı zamanda Suriye özel Temsilcisi göreviyle) Ankara Büyükelçisi olarak atadığı Tom Barrack, 1 Nisan 2025’te ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesine, Türkiye’deki asli hedefleri arasında Çin rekabetine karşı işbirliği ve NTE yataklarını da saydı. Bunu Trump’ın Volodimir Zelenesky’ye Rusya’ya karşı desteğe devam şartı olarak dayattığı 1 Mayıs 2025 ABD-Ukrayna NTE anlaşması izledi. Ukrayna’nın zaten yüzde 40’ı Rus işgal bölgesinde kalmış olan NTE yataklarının yüzde 50’si artık ABD ortaklığında işletilecekti. Danimarka’yla (Grönland), Avustralya ile de benzeri anlaşmalar yaptı. Kalın’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunduğu NTE Raporu bu gelişmelerin öncesindeydi, yani Ankara çok da hazırlıksız yakalanmış değildi.

9

Raporda önemli öneriler var ama öncelikle, okuyanın kafasında canlandırabileceği somut bilgiler verilmiş. Örneğin bir F-35 uçağında 410 kilo NTE bulunduğu örneğin. Tam yükle kalkış ağırlığı 13-15 tonu bulduğu göz önüne alınırsa az mı geliyor. Gelmesin, çünkü F-35’i F-35 yapan özelliklerden pek çoğu bu yükte hafif pahada ağır malzemeden geliyor; bu KAAN için de geçerli olacak. ABD’nin Arleigh Burke sınıfı füzeatar destroyerlerinin her birinde 2 ton 360 kilo NTE kullanılmış malzeme var. Yeni seyir teknolojilerinde kullanılan Neodimyum temelli süper mıknatıslardan, füzelerin güdüm sistemlerinde kullanılan gereçlere kadar. ABD donanmasının Virginia sınıfı nükleer denizaltılarının her birinde kullanılan NTE miktarı 4 ton 170 kilodan fazla.

10

2024’te ABD bu süper NeFeB “kalıcı” mıknatıslardan 1000 ton üretme hedefine ulaşmış. Şimdi sıkı durun, 2024’te Çin ne kadar üretmiş bu yeni nesil mıknatıslardan biliyor musunuz? MİT Raporunda yazdığına göre 300 bin ton, ABD’nin 300 katı. Dünyadaki NTE üretim kapasitesinin yüzde 61’i, rafinerilerde işleme kapasitesinin yüzde 92’si Çin’in elinde. Zamanında ABD, ucuz oluyor diye kendi NTE rezervlerini bile Çin’de rafine ettirmiş. Şimdi ABD’nin NTE ithalatının yüzde 70’i Çin’den. O yüzden Çin lideri Şi Cingpin misilleme olarak NTE ihracatını kısıtlayınca Trump yerinden sıçradı. Bağımlılık budur. MİT Raporu da bu bağımlılık tablosunu açık bir şekilde ortaya koyuyor.

11

İşin özeti şu: • Türkiye, “çıkar-sat” stratejisini değil, “rafineri-geri dönüşüm-çevre” stratejisini benimsemeli. • Türkiye’nin “rezerv sahibi konumdan, katma değer üreticisi konuma geçme fırsatı var”. Maden-rafineri-nihai ürün üretimi aynı ekosistemde, kapalı devre tesislerde tasarlanmalı. • Güçlü döngüsel ekonomi politikasıyla ikincil kaynaklar devreye alınmalı. Özellikle mıknatıs alaşımları geliştirmeye yönelik Ar-Ge projeleriyle teknoloji bağımlılığı azaltılmalı. • Türkiye, yılda 570 bin ton saflaştırma hedefine ulaşırsa, bu konuda, Avrupa başta olmak üzere, “yakın bölgenin başat aktörü” haline gelebilir. Önerilen yol haritasına geçmeden önce, Türkiye’nin kendi rafinerisine sahip olma zorunluluğuyla birlikte anılan “geri dönüşüm” ve “çevre” ifadelerine de açıklık getirelim. NTE, Türkiye’nin yeşil ekonomiye geçiş sürecini de hızlandıracak özelliklere sahip; raporda buna da yer veriliyor, zaten önerilen yol haritasında bu konuda ilginç ayrıntılar da bulunuyor.

12

MİT’in, yayınlanmasında sakınca görmediği kısımlarıyla yayınladığı raporda, elektronik atık toplama zorunluluğu ve hurda mıknatıs ithalatına teşvik ile KDV muafiyeti tanınması gibi “ikincil kaynak” ve “geri dönüşüm” önerileri de var. Ancak tablo çok açık. NTE küresel jeopolitik denklemde, 20’inci yüzyılın başlarında petrol ve ardından doğal gazın ortaya çıkardığı kadar önemli bir rol oynamaya başladı. Yeni bir Büyük Oyun NTE varlığı üzerine de kuruluyor. Türkiye’nin bu konuda çok da hazırlıksız olmadığını Milli İstihbarat Akademisi tarafından yayınlanan rapor ortaya koyuyor. Sadece bu rapor ve güçlü muhalefet çıkışları bile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’nin Çin’le NTE rekabetinde Türkiye’nin kendi kaynaklarını kendisinde tutup üretmesinin önemini ortaya koyuyor. Türkiye’nin 1926’da Musul’da kaybettiği petrol jeopolitiğinde yer alma fırsatı, yüz yıl sonra Eskişehir’de NTE ile yakalanabilir. Aksi, Erdoğan’ın dediği gibi, “söz konusu dahi olmamalı”