AKİT MENÜ

Teknoloji-Bilişim

Şeytan bunlar! 'Palantir' hakkındaki korkunç gerçekler

Güncelleme Tarihi:

Palantir CEO’su Alex Karp, şirketinin Amerikan vatandaşlarını gözetlemediğini savunurken, geçmişte sızdırılan belgeler Palantir yazılımlarının dünya çapında istihbarat operasyonlarında nasıl rol oynadığını ortaya koyuyor. Şirketin ismi ise kökenini J.R.R. Tolkien’in “Yüzüklerin Efendisi” evrenindeki “her şeyi gören taşlar”dan alıyor.

2

Palantir CEO’su Alex Karp, şirketinin Amerikan vatandaşlarını gözetlemediğini savunurken, geçmişte sızdırılan belgeler Palantir yazılımlarının dünya çapında istihbarat operasyonlarında nasıl rol oynadığını ortaya koyuyor. Şirketin ismi ise kökenini J.R.R. Tolkien’in “Yüzüklerin Efendisi” evrenindeki “her şeyi gören taşlar”dan alıyor.

3

Palantir ismi, J.R.R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi evreninde geçen “Palantíri” adlı büyülü taşlardan geliyor. Bu taşlar, kullanıcılarına dünyanın herhangi bir yerindeki olayları uzaktan görme ve iletişim kurma gücü veriyordu. Ancak aynı zamanda bu güç, taşın sahibini manipülasyon ve gözetleme tehlikesine de açık hale getiriyordu.

4

Şirketin kurucuları; Peter Thiel, Alex Karp ve Joe Lonsdale bu ismi 2003 yılında seçtiklerinde, “her şeyi görebilen ama kontrolsüz bir güce dönüşebilen” bir teknolojiyi sembolize etmek istediler. Bugün ise ironik biçimde, Palantir’in adını aldığı mistisizm, şirketin gerçek dünyadaki gözetim iddialarının bir metaforu haline gelmiş durumda.

5

Palantir, yapay zekâ ve veri analitiği alanındaki devasa etkisiyle sadece ABD’de değil, dünyanın dört bir yanında tartışmaların merkezinde. CEO Alex Karp, gizlilik ihlali suçlamalarına karşı sık sık savunmaya geçti. Karp, “Sivil hakları suistimal etmek için kullanılabilecek en kötü teknolojiyiz. NSA veya FBI bizim ürünümüzü asla alamaz,” diyerek iddiaları reddetti.

6

Ancak Edward Snowden’ın 2017’de sızdırdığı belgeler, bu açıklamaların tersini gösteriyor. The Intercept’in yayımladığı belgelerde, Palantir yazılımının ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ve müttefik istihbarat kurumlarının küresel gözetim ağlarında kullanıldığı ortaya çıkmıştı.

7

Snowden belgelerinde adı geçen “XKEYSCORE” sistemi, dünya genelinde e-postalardan sosyal medya mesajlarına, web kamerası görüntülerinden internet geçmişine kadar devasa verileri tarayabiliyordu. Palantir’in yazılım altyapısı, bu verileri analiz edilebilir hale getiren sistemlerden biriydi.

8

NSA belgelerinde, XKEYSCORE’un “şüpheli dil kullanımı” veya “şifreleme tercihleri” gibi verilerle potansiyel hedefleri belirlediği anlatılıyordu. Böylece ABD vatandaşlarının verileri, doğrudan hedef alınmasalar bile “tesadüfen” toplanabiliyordu.

9

New York Times, Palantir’in Beyaz Saray’ın federal kurumlar arasında veri paylaşımını artırma planında kilit bir rol oynadığını yazmıştı. Haberde, “Palantir’in Amerikalılar hakkında görünmez bir gözetleme gücü elde edip edemeyeceği” sorusu gündeme getirildi.

10

Karp ise bu iddiaları “saçmalık” olarak nitelendirip, “Derin devlet insanları yasadışı gözetlemek isteseydi, Palantir dünyada en son tercih edeceği platform olurdu,” dedi. Ancak geçmişte NSA ve İngiliz istihbaratı GCHQ ile yürütülen ortak çalışmalar, şirketin bu açıklamalarına gölge düşürüyor.

11

The Intercept’in ulaştığı İngiliz istihbarat belgelerinde, GCHQ’nun Palantir araçlarının geliştirilmesine doğrudan katkı sağladığı belirtiliyor. Belgelerde, “Palantir bilim insanları ve istihbarat analistleri arasında üç yıl süren bir işbirliği” ifadesi yer alıyor.

12

BuzzFeed News ise Palantir’in NSA ile olan ilişkisini 2015’te sonlandırdığını iddia etmişti. Ancak şirket, geçmişteki faaliyetlerine ilişkin hiçbir zaman kapsamlı bir açıklama yapmadı.

13

ABD’de 11 Eylül sonrası genişleyen ulusal güvenlik yasaları, istihbarat kurumlarına vatandaş verilerini toplamada büyük esneklik sağladı. Yabancı İstihbarat Gözetim Yasası’nın 702. maddesi, “tesadüfen” elde edilen bilgilerin FBI dahil diğer kurumlarla paylaşılmasına izin veriyor. Federal Gözetim Kurulu’nun 2021 tarihli raporu, NSA’nın bu tür faaliyetlerinin Anayasa’nın 4. Değişikliği kapsamındaki gizlilik haklarını ihlal edebileceğini belirtiyor. Buna rağmen, gözetim teknolojileri üzerindeki yasal ve etik denetim hâlâ yetersiz.

14

Palantir bugün Avrupa’dan Ortadoğu’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya kadar çok sayıda devlet kurumuyla iş birliği yapıyor. Göç, kamu güvenliği, sağlık ve savaş alanlarında veri analitiği sağlayan şirket, “şeffaf olmayan veri ortaklıkları” nedeniyle eleştirilerin hedefi. Karp, “Palantir insanları izlemek için değil, güvenliği artırmak için var” diyor. Ancak geçmişteki istihbarat bağlantıları ve gizlilik ihlalleri iddiaları, bu söylemin inandırıcılığını zayıflatıyor.

15

Palantir’in hikayesi, teknolojinin insan haklarıyla olan çatışmasını yeniden gözler önüne seriyor. Şirketin Tolkien’den esinlenerek seçtiği ismin anlamı, bugün ironik biçimde gerçeğe dönüşmüş durumda: Her şeyi gören taşlar artık yalnızca bir fantastik kurgu unsuru değil; modern dünyanın veri temelli gerçeği.

16

Alex Karp “Gözetlemiyoruz” dese de, Palantir’in küresel etkisi çoktan bu cümlenin ötesine geçmiş görünüyor.