Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş ise son yıllarda yaşanan kuraklık ve artan sıcaklıkların gölde ciddi su kaybına neden olduğunu belirtti. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nün 3 bin 712 kilometrekarelik yüzey alanına sahip olduğunu hatırlatan Dr. Akkuş, son dönemlerde yaşanan kuraklığın gölün hızla küçülmesine yol açtığını vurguladı. Dr. Akkuş, "Van Gölü kapalı bir havza olduğu için dışarıdan hiçbir su girişi yok. Göle sadece kar ve yağmur sularıyla su girişi oluyor, gölden su çıkışı ise yalnızca buharlaşmayla gerçekleşiyor. Ancak geçtiğimiz yıl kış aylarında yağışlar mevsim normallerinin çok altında kaldı. Özellikle şubat ayında yağışlarda yüzde 60 oranında azalma yaşandı" dedi.
Dr. Akkuş, yağışlardaki düşüşe ek olarak yaz aylarında mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden sıcaklıkların da buharlaşmayı artırdığını belirterek, "Adeta göle giren her bir damla suya karşılık gölden 5-6 altı damla su buharlaşarak uzaklaştı. Hal böyle olunca maalesef geçmişte sular altında kalan yerler bugün tamamen karaya çıkmış bir vaziyette. Gölün çekilmesinin en iyi göstergesi aslında göl kenarında kurulu olan iskeleler. Fazla değil 5- 10 sene önce tamamen suyun içerisinde olan iskeleler geçmiş yıllarda tamamen karaya çıktı. Bu yıl ise artık göle olan uzaklığı artık kilometrelerce uzakta karada kaldı. Bu durum Van Gölü’ndeki çekilmenin boyutlarını açıkça gösteriyor" dedi.