DÜNYA GENELİNDE VEREM YENİDEN İLK SIRADA olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 sonu verilerine değinen Karadağ, veremin dünyada bulaşıcı hastalıklara bağlı ölümler arasında yeniden ilk sıraya yükseldiğini söyledi. Her yıl 10,7 milyon yeni vaka ve 1,2 milyon ölüm görüldüğünü belirten Karadağ, COVID-19 pandemisinin küresel verem mücadelesinde yaklaşık 8 yıllık bir gerilemeye yol açtığını ifade etti. Bu nedenle 2026 yılının “Hızlanma Yılı” ilan edildiğini aktardı.
Türkiye’nin Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı sayesinde önemli başarı elde ettiğini söyleyen Prof. Dr. Karadağ, 2005 yılında 20 binin üzerinde olan vaka sayısının günümüzde 9-9,5 bin seviyelerine gerilediğini açıkladı. Türkiye’nin insidans hızının 100 bin kişide 10,3’e düşerek eliminasyon eşiğine yaklaştığını belirten Karadağ, sanayi ve nüfus yoğunluğu yüksek olan Bursa’da yıllık vaka sayısının 350-400 arasında olduğunu ve tedavi takip başarısının yüzde 95’e ulaştığını söyledi.
BELİRTİLER VARSA ZAMAN KAYBETMEYİN
İki haftadan uzun süren inatçı öksürük, gece terlemesi, sürekli ateş, iştahsızlık, hızlı kilo kaybı, halsizlik ve göğüs ağrısı gibi belirtiler görüldüğünde Aile Sağlığı Merkezlerine başvurulması gerektiğini vurgulayan Karadağ, tanı şüphesinde Verem Savaş Dispanserlerinin devreye girdiğini belirtti.
TEDAVİYİ YARIM BIRAKMAK BÜYÜK RİSK
Tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçların Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz sağlandığını ifade eden Prof. Dr. Karadağ, hastaların tedaviye başladıktan 2-3 hafta sonra bulaştırıcılığını kaybettiğini söyledi. Ancak tam iyileşme için ilaçların 6-9 ay boyunca düzenli ve denetimli şekilde kullanılması gerektiğini vurguladı. Tedavinin yarım bırakılmasının, ilaçlara dirençli verem gibi çok daha zor ve maliyetli bir tabloya yol açabileceği uyarısında bulundu.