AKİT MENÜ

Dünya

Dünyayı pasta gibi görüyorlar! Rusya, Venezuela konusunda neden sessiz kalıyor?

Güncelleme Tarihi:

ABD’nin 3 Ocak’ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakalamasıyla sonuçlanan “Mutlak Kararlılık Operasyonu” dünya genelinde yankı uyandırırken, Moskova’nın alışılmışın aksine sessiz kalması dikkat çekti. Andy Kuchins ve Chris Monday’e göre bu sessizlik, Rusya’nın yeni jeopolitik stratejisinin bir işareti olabilir.

2

ABD’nin 3 Ocak’ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakalamasıyla sonuçlanan “Mutlak Kararlılık Operasyonu” dünya genelinde yankı uyandırırken, Moskova’nın alışılmışın aksine sessiz kalması dikkat çekti. Andy Kuchins ve Chris Monday’e göre bu sessizlik, Rusya’nın yeni jeopolitik stratejisinin bir işareti olabilir.

3

ABD Başkanı Donald Trump, Grönland, Kanada ve Panama gibi ülke ve yerleri resmen ABD toprağına katmak istiyor. Rusya ise Ukrayna'yı yutmak isterken, Çin de Tayvan'ı topraklarına katmak istiyor.

4

Rusya ve Çin'in ABD'nin Venezuela'ya yaptıklarına sessiz kalması dünyayı pasta gibi mi bölüştüler? Sorusunu ortaya atıyor.

5

Küresel kamuoyu ABD’nin ani operasyonuna sert tepkiler verirken, Kremlin’in suskunluğu diplomatik çevrelerde şaşkınlık yarattı. Normalde ABD müdahalelerine karşı keskin açıklamalar yapan Rusya, bu kez yalnızca temkinli ve kısa ifadelerle yetindi.

6

Uzmanlara göre bu sessizlik, Kremlin’in Venezuela konusundaki politikalarını yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Moskova’nın amacı, hem Washington’la doğrudan bir gerilimi tırmandırmamak hem de Latin Amerika’daki nüfuz alanını koruyacak manevra payını saklı tutmak.

7

Kuchins ve Monday, Kremlin’in bu sessizliğini “Yeni Yalta” söylentileriyle ilişkilendiriyor. İki analiste göre, Trump ile Putin arasında 2025 Alaska Zirvesi’nde yapılan görüşmede, küresel nüfuz alanlarını yeniden dengeleyen örtülü bir mutabakat oluşmuş olabilir.

8

Bu çerçevede Moskova, Ukrayna cephesinde Batı baskısını azaltmak için Venezuela gibi dosyalarda daha dikkatli davranmayı tercih ediyor. Böylece Kremlin, Washington’a doğrudan meydan okumadan stratejik alanlarını koruma arayışında.

9

Rus devlet televizyonları ve haber ajansları, ABD’nin operasyonuna dair haberlerinde genellikle tarafsız ve kısıtlı bir dil kullandı. Maduro’nun yakalanması, “beklenmedik bir gelişme” olarak aktarılırken, ABD’ye yönelik doğrudan suçlamalardan kaçınıldı. Bu temkinli yayın politikası, Kremlin’in üst düzey medya organlarında yürütülen bilinçli bir strateji olarak görülüyor. Analistler, bu durumu “Moskova’nın açık tepki yerine diplomatik sessizlikle pozisyon alma çabası” şeklinde yorumluyor.

10

Kremlin içindeki elit tabakada da Venezuela meselesi üzerinden görüş ayrılıkları belirginleşiyor. Bazı isimler ABD ile doğrudan bir karşılaşmanın Rusya’nın mevcut ekonomik ve askeri yükünü artıracağı görüşünde.

11

Öte yandan bazı şahin kanatlar, Moskova’nın Latin Amerika’daki etkinliğini koruyabilmek için daha açık bir karşı duruş sergilemesi gerektiğini savunuyor. Bu iç tartışmalar, Kremlin’in son dönemde giderek daha merkezi ve ihtiyatlı kararlar almasına neden oluyor.

12

Rusya, uzun süredir Maduro yönetiminin en önemli dış destekçilerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak mevcut durumda Kremlin, Venezuela dosyasını ABD ile yeni bir küresel denge kurma fırsatı olarak da değerlendiriyor.

13

Kuchins ve Monday’e göre bu sessizlik, bir zayıflık değil, aksine kontrollü bir strateji göstergesi. Moskova, doğrudan çatışmadan kaçınarak zaman kazanmayı, yeni güç merkezleriyle daha esnek ilişkiler kurmayı ve olası bir diplomatik pazarlıkta elini güçlü tutmayı hedefliyor.

14

Kremlin’in Venezuela konusundaki sessizliği, yüzeyde pasif bir duruş gibi görünse de arka planda daha karmaşık bir denge oyununa işaret ediyor. Bu tutum, Rusya’nın artık yüksek sesli ideolojik tepkiler yerine sessiz diplomasi ve stratejik bekleme yöntemine yöneldiğini ortaya koyuyor. Kuchins ve Monday’e göre Moskova, artık dünya sahnesinde bağırarak değil, sessizce konum alarak etkili olmayı deniyor. Haber Kaynağı: The National Interest