Kadın - Aile
Bu zararlarını duydunuz mu? Her gün limonlu su içenler dikkat!
Limonlu su çoğu kişinin 'daha sağlıklı' sandığı bir alışkanlık haline geldi. Ancak bu alışkanlık sanıldığı kadar her zaman avantajlı olmayabiliyor.
Kadın - Aile
Limonlu su çoğu kişinin 'daha sağlıklı' sandığı bir alışkanlık haline geldi. Ancak bu alışkanlık sanıldığı kadar her zaman avantajlı olmayabiliyor.
Limonlu su çoğu kişinin 'daha sağlıklı' sandığı bir alışkanlık haline geldi. Ancak bu alışkanlık sanıldığı kadar her zaman avantajlı olmayabiliyor.
Su içmeyi erteleyen, gün içinde yeterince sıvı tüketemeyen birçok kişi için limonlu su kurtarıcı bir yöntem gibi görülüyor. Limonun suya kattığı tat, içmeyi kolaylaştırabiliyor ve böylece günlük su tüketimi artabiliyor. Üstelik limon eklemek, içeceğin kalorisini neredeyse hiç yükseltmiyor. Buna rağmen limonlu suyla ilgili “herkese iyi gelir” algısı doğru değil. Çünkü limonun asitli yapısı bazı kişilerde istenmeyen etkiler oluşturabiliyor ve bu noktada sadecu su içmek daha mantıklı bir tercih haline gelebiliyor.
Limonlu su neden daha kolay içiliyor? Su içmekte zorlananlar için limonun kattığı hafif aroma, alışkanlık kazanmayı kolaylaştırıyor. Bazı kişiler gün boyu su içmeyi bu yöntemle daha rahat sürdürebiliyor. Üstelik küçük bir limon dilimi suya çok az kalori ekliyor; hatta miktar artırılsa bile toplam kalori yükselişi oldukça sınırlı kalıyor.
Evde limon sıkmakla, marketten alınan limon aromalı içecekler aynı şey değil. Çünkü şişelenmiş ürünlerde bazen ilave şeker, yapay aroma ya da tatlandırıcılar bulunabiliyor. Bu da “hafif bir içecek” gibi görünen ürünlerin beklenenden fazla kalori içermesine yol açabiliyor.
Limon su, C vitamini desteği sağlıyor. Bu vitamin, vücutta demir emilimini desteklemesi ve kolajen üretimine katkı sunmasıyla biliniyor. Kolajen ise kemiklerden kaslara, dokulardan cilde kadar birçok yapıda rol oynayan bir protein olarak öne çıkıyor. Limonlu su ayrıca potasyum, kalsiyum ve folat gibi bazı besin öğelerini de küçük miktarlarda içerebiliyor.
Limonun asit oranı yüksek olduğu için uzun vadede diş minesini yıpratabilme riski taşıyor. Bu yüzden sadece su, diş sağlığı açısından daha “nötr” bir seçenek olarak görülüyor. Limonlu su içenlerin ardından ağızlarını suyla çalkalaması, dişlerini fırçalaması ya da pipetle tüketmesi bu riski azaltmaya yardımcı olabiliyor.
Böbrek taşlarının tekrar oluşmaması için en temel yaklaşım bol su içmek. Buna ek olarak limonun içerdiği sitrat, vücutta kalsiyumla bağ kurarak taş oluşum sürecini zorlaştıran bir etki gösterebiliyor. Özellikle kalsiyum oksalat türü taşlarda, limonlu suyun geri dönüş riskini azaltmaya destek olabileceği belirtiliyor.
Kilo kontrolünde limonlu su tek başına mucize değil. Ancak su tüketimi genel olarak bu süreçte önemli bir destek. Özellikle şekerli içeceklerin yerine su içmek, günlük kalori alımını ciddi şekilde azaltabiliyor. Ayrıca bazı kişilerde yemek öncesi su içmek, daha çabuk doymaya yardımcı olup porsiyon kontrolünü kolaylaştırabiliyor. Gazlı içecek alışkanlığını azaltmak isteyenler için de şekersiz limon aromalı maden suyu benzeri seçenekler daha “hafif” bir alternatif olabiliyor.
Limonlu su bazı kişilerde şişkinlik, mide krampları ya da sindirim rahatsızlığı oluşturabiliyor. Bazı durumlarda ise mide hassasiyetini artırıp reflü benzeri şikayetleri tetikleyebiliyor. Böyle bir durumda sade suya dönmek daha rahatlatıcı bir seçim haline geliyor.
Ne kadar su içilmeli? Su ihtiyacı kişiden kişiye değişiyor. Yaş, hareketlilik, hava sıcaklığı gibi faktörler bu dengeyi etkileyebiliyor. Ayrıca günlük suyun bir kısmı yiyeceklerden de alınabiliyor. Genel önerilerde kadınlar için günlük sıvı tüketiminin 9 bardak, erkekler için 13 bardak civarında olabileceği ifade ediliyor. Bunun yanında aşırı su tüketiminin de risk taşıyabileceği, sodyum düşüklüğüne yol açabileceği uzmanlarca vurgulanıyor. Günlük dengeyi anlamanın en pratik yollarından biri ise idrar rengini takip etmek: çok koyu değil, açık sarı tonları genellikle yeterli sıvı alımını işaret ediyor.