AKİT MENÜ

Teknoloji-Bilişim

Çok az ülke üretebiliyor! Türkiye'de düğmeye basıldı

Güncelleme Tarihi:

Dünya üzerinde çok az ülke çip üretebiliyor. Türkiye de bu yarışa katılmak için tüm imkanlarını kullanıyor.

2

Dünya üzerinde çok az ülke çip üretebiliyor. Türkiye de bu yarışa katılmak için tüm imkanlarını kullanıyor.

3

Yerli ve milli teknoloji konusunda yatırımlar yapan ülkemiz çip konusunda da atılım yapmaya hazırlanıyor.

4

Dünyada yalnızca birkaç ülkenin üretebildiği çip teknolojisinde Türkiye yeni bir döneme giriyor. Yongatek ve Beko’nun iş birliğiyle geliştirilen “Çelik” çipi, 2026’da üretime girecek ve Türkiye’yi küresel yarı iletken yarışında konumlandıracak.

5

Yerli ve milli teknoloji yatırımlarına hız veren Türkiye, şimdi de küresel çip üretim yarışına dahil oluyor. Yongatek, Beko ile yürüttüğü iş birliği kapsamında HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı çerçevesinde “Çelik” adını verdiği mikrodenetleyici (MCU) çipi geliştiriyor. Şirketin hedefi, 2026 yılında seri üretime geçmek ve milyonlarca adet yerli çipi piyasaya sunmak.

6

Türkiye’nin yarı iletken yolculuğu aslında 1970’li yıllara dayanıyor. 1976’da kurulan TESTAŞ (Türkiye Elektronik Sanayi AŞ), yarı iletken çağını kaçırmamak amacıyla Ankara’da çip ve transistör, Aydın’da ise bileşen üretimi için tesisler kurmuştu. Ancak bürokratik engeller, yatırım eksikliği ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle bu girişim beklenen ölçekte sonuç vermedi.

7

1980’lerin sonunda Samsung ile ortak üretim girişimi de gündeme geldi. Samsung yöneticileri Türkiye’deki TESTAŞ tesislerini yerinde inceledi ancak kamu tarafından gerekli destek verilmediği için bu fırsat kaçtı. Bu gelişme, Türkiye’nin küresel çip pazarında söz sahibi olma potansiyelini uzun yıllar geciktirdi.

8

Türkiye, günümüzde bu kaybı telafi etmek için güçlü bir adım atıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında, HIT-ÇİP Çağrısı için 5 milyar dolarlık kaynak ayrıldı. Amaç, Türkiye’nin 65 nanometre ve ötesi üretim kapasitesine sahip bir yarı iletken ekosistemi kurmak.

9

Bu stratejinin en somut örneği, Yongatek ve Beko ortaklığında geliştirilen “Çelik” çipi. 32 bit RISC-V mimarisi ile tasarlanan çip, 48 MHz hızında çalışıyor. Açık kaynaklı yapısı sayesinde ARM gibi lisanslı mimarilere olan bağımlılığı ortadan kaldırarak, Türkiye’nin ticari ve politik risklere karşı daha dayanıklı bir üretim modeli oluşturmasını sağlıyor.

10

“Çelik” çipi ilk aşamada beyaz eşya sektöründe kullanılacak. Motor kontrolü, sensör okuma, sıcaklık yönetimi, ekran kontrolü ve güvenlik sistemleri gibi işlevleri yerine getirebilecek kapasitede tasarlandı.

11

Yongatek CEO’su Ali Baran, projenin Ar-Ge sürecinin tamamlandığını ve seri üretimin 2026’da başlayacağını belirtti. Sadece Beko’nun yıllık ihtiyacının 30 milyon mikrodenetleyici olduğu; savunma, robotik ve IoT sektörleri de dahil edildiğinde bu rakamın 50 milyon adedi bulabileceği öngörülüyor. Şirket ayrıca, tasarım doğrulama aşamasını FPGA üzerinde tamamladı ve donanım testlerinde yüzde 100 başarı elde etti. Seri üretim için TSMC gibi küresel üretim ortakları değerlendiriliyor.

12

Yongatek, yalnızca MCU üretimiyle sınırlı kalmayarak FPGA (Field Programmable Gate Array) ve yapay zeka çipleri üzerine de çalışmalar yürütüyor. Şirket, savunma sanayiinde kullanılan orta seviye FPGA çözümlerini yerli olarak geliştirmek üzere Avrupa merkezli bir konsorsiyumla iş birliği yapıyor.

13

Ayrıca, 12 nanometre üretim sürecine dayanan yapay zeka çipleri için hem yurt içi hem de yurt dışı müşterilere yönelik büyük ölçekli bir proje yürütülüyor. Bu çiplerin, akıllı şehir sistemleri, güvenlik kameraları ve 5G altyapılarında kullanılması hedefleniyor.

14

RISC-V mimarisi, açık kaynaklı yapısıyla ARM ve x86 gibi kapalı sistemlere alternatif sunuyor. Bu sayede ülkeler, lisans ücreti ödemeden kendi mimarilerini geliştirebiliyor. Ayrıca jeopolitik riskler veya ambargolar karşısında, teknoloji bağımsızlığını güvence altına alıyor. Türkiye’nin bu mimariyi seçmesi, uzun vadeli bir tasarım ekosistemi inşa etme vizyonunu yansıtıyor. Yongatek’in Çelik projesi bu vizyonun ilk meyvesi olurken, ilerleyen yıllarda otomotivden savunma sanayiine kadar birçok alanda daha gelişmiş yerli çiplerin üretilmesinin önü açılıyor.

15

1970’lerde TESTAŞ ile başlayan ancak yarım kalan Türkiye’nin yarı iletken hikayesi, “Çelik” çipiyle yeniden yazılıyor. Bu kez özel sektör, devlet desteği ve uluslararası iş birlikleri aynı potada birleşiyor. Türkiye, bu hamleyle sadece dışa bağımlılığı azaltmayı değil, aynı zamanda küresel çip üretim zincirinde kendi yerini almayı hedefliyor. “Çelik” çipi, küçük ama stratejik bir adım olarak Türkiye’nin yüksek teknoloji yolculuğunda yeni bir sayfa açıyor. Haber Kaynağı: Yongatek-Ekonomi Gazetesi