AKİT MENÜ

Gündem

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan paktı rahatsız etti! NATO tehlikeye girer diyerek ağlaştılar

Güncelleme Tarihi:

Türkiye'nin yeni savunma hamlesi CIA'ya yakın sitenin yazarlarını korkuttu. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında şekillenen yeni savunma paktı CIA'ya yakın sitede geniş yer buldu.

2

Türkiye'nin yeni savunma hamlesi CIA'ya yakın sitenin yazarlarını korkuttu. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında şekillenen yeni savunma paktı CIA'ya yakın sitede geniş yer buldu.

3

Sinan Ciddi ve William Doran’ın analizine göre Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında şekillenen yeni savunma paktı, “İslami NATO” fikrini gündeme getiriyor. Ancak uzmanlara göre bu girişim, NATO içinde derin bir stratejik çatlak yaratma potansiyeli taşıyor.

4

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulması planlanan savunma paktı, bölgesel dengeleri kökten etkileyebilecek bir girişim olarak değerlendiriliyor. Analizde, bu ittifakın yalnızca sembolik bir “İslami dayanışma” adımı değil, aynı zamanda NATO içindeki yükümlülüklerle doğrudan çelişen stratejik bir hamle olabileceği vurgulanıyor.

5

Yazarlar, “Eğer Ankara’nın yükümlülükleri NATO’nun önceliklerinden saparsa, ittifakın güney kanadı stratejik tutarsızlıkla karşılaşabilir” uyarısında bulunuyor.

6

Özellikle Pakistan’ın nükleer güç statüsü, ittifakın nükleer belirsizlik yaratma riskini artırıyor. Bu durum, Hindistan gibi bölgesel güçlerin tepkisini çekebilir.

7

Analizde, Türkiye’nin bu pakt içinde yer almasının Hindistan’la ilişkileri daha da gerginleştirebileceği belirtiliyor. Zira Pakistan’la Hindistan arasındaki tarihsel rekabet, Suudi Arabistan’ın bu denkleme girmesiyle yeni bir “Hint-Ortadoğu ekseni” gerilimine dönüşebilir.

8

Ayrıca, üç Müslüman ülkenin ortak savunma anlaşmasının İbrahim Anlaşmaları’nın tarafı olan İsrail ve Arap ülkelerine karşı bir denge unsuru olarak algılanma ihtimali de vurgulanıyor. Uzmanlara göre bu durum, bölgedeki güvenlik rekabetini sertleştirebilir ve “zaten kırılgan olan dengeleri” daha da istikrarsız hale getirebilir.

9

Analizde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İslami NATO” fikrine ilgisinin, Türkiye’nin NATO’daki rolünü yeniden tanımlama arzusundan kaynaklandığı ifade ediliyor. Ciddi ve Doran, “Riyad ve İslamabad, NATO’nun açık düşmanları olmayabilir, ancak Ankara’nın onlarla savunma ittifakı kurması, NATO Antlaşması’ndaki demokrasi, özgürlük ve hukukun üstünlüğü ilkeleriyle çelişir” görüşünü paylaşıyor.

10

Yazarlar, bu adımın NATO’nun üç temel önceliği olan demokrasi, nükleer silahların yayılmasını önleme ve terörle mücadele misyonlarını zayıflatabileceğini belirtiyor.

11

Analizdeki en dikkat çekici tespitlerden biri, Türkiye’nin Pakistan’ın nükleer kapasitesiyle entegrasyon arayışına girebileceği yönünde. Ciddi ve Doran’a göre bu durum, Ankara’yı Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması çizgisinden uzaklaştırabilir.

12

Pakistan’ın geçmişte nükleer sırların paylaşımında oynadığı rol hatırlatılarak, “Atom bilgilerini paylaşma geçmişi olan istikrarsız bir nükleer devletle ortaklık kurmak, Ankara için ciddi bir risk” değerlendirmesi yapılıyor.

13

Yazarlar, Pakistan’ın terörle mücadele konusunda geçmişteki performansının da bu ittifaka gölge düşürebileceğini belirtiyor. Analizde, “Afganistan Savaşı sırasında Pakistan, Taliban ve El Kaide için bir sığınak haline geldi. Bin Ladin yıllarca Pakistan istihbaratının bilgisiyle ülkede saklandı” ifadeleri yer alıyor. Bu bağlamda, Türkiye’nin bu paktla birlikte terörle mücadelede Batı ittifakıyla uyumunu daha da zayıflatabileceği değerlendiriliyor.

14

Analize göre Çin, bu gelişmeyi Orta Doğu’daki nüfuzunu genişletmek için büyük bir fırsat olarak görüyor. Çin’in Pakistan üzerindeki ekonomik ve askeri etkisi, özellikle Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında giderek artmış durumda.

15

Yazarlar, “Pakistan’ın bu ağdaki rolü göz önüne alındığında, Çin Komünist Partisi savunma anlaşmasından doğrudan fayda sağlayabilir” değerlendirmesini yapıyor. Bu yakınlaşma, Pekin’in Orta Doğu’daki askeri ve istihbari erişimini genişletebilir; bu da ABD ve NATO açısından yeni bir güvenlik tehdidi anlamına geliyor.

16

Sinan Ciddi ve William Doran, Türkiye’nin bu olası üçlü ittifakla “Batı ittifakıyla bağlarını tehlikeye atabileceği” uyarısında bulunuyor.

17

Analize göre bu girişim, kısa vadede Ankara’ya bölgesel prestij kazandırsa da uzun vadede NATO’daki güven ilişkisini zayıflatabilir ve Çin gibi dış güçlerin nüfuz alanını genişletebilir.

18

Uzmanlar, Türkiye’nin savunma vizyonunu yeniden tanımlarken “müttefiklik mimarisini riske atmadan” hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Kaynak: The National Interest