AKİT MENÜ

Dünya

Çin’in H-20 hayalet bombardıman uçağı kabusları oldu

Güncelleme Tarihi:

Güvenlik analisti Brandon J. Weichert, Çin’in tanıtımına hazırlandığı H-20 hayalet bombardıman uçağının, ABD’nin Pasifik’teki askeri üstünlüğünü sarsabilecek stratejik bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. H-20, yalnızca nükleer değil hipersonik silah kapasitesiyle de dengeleri değiştirebilir.

1

Güvenlik analisti Brandon J. Weichert, Çin’in tanıtımına hazırlandığı H-20 hayalet bombardıman uçağının, ABD’nin Pasifik’teki askeri üstünlüğünü sarsabilecek stratejik bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. H-20, yalnızca nükleer değil hipersonik silah kapasitesiyle de dengeleri değiştirebilir.

2

Çin devlet medyası, uzun süredir geliştirilen H-20 “Xi’an” adlı gizlilik (stealth) teknolojisine sahip, nükleer kapasiteli uzun menzilli bombardıman uçağının kamuoyuna tanıtımının yaklaştığını duyurdu.

3

Henüz resmi bir tarih açıklanmasa da analistlere göre tanıtım “çok yakın.” H-20’nin, ABD Hava Kuvvetleri’nin B-21 Raider uçağına doğrudan rakip olarak geliştirildiği belirtiliyor. İlk teknik bilgilere göre uçak, kanat-gövde bütünleşik (flying wing) yapısıyla ABD’nin B-2 Spirit bombardıman uçaklarına neredeyse birebir benzerlik taşıyor.

4

Weichert’e göre, “Pekin’in gizlilik teknolojisinde iddiaları abartılı gibi görünse de, Çin’in teknoloji ekosistemi göz önüne alındığında bu iddialar artık ciddiye alınmalı.”

5

Weichert analizinde, Çin’in bu uçağı yalnızca bir hava aracı değil, stratejik caydırıcılık sembolü olarak gördüğünü vurguluyor. “Çin’in Gayrisafi Yurtiçi Hasılası dünyanın ikinci, satın alma gücü paritesiyle ölçüldüğünde ise birincisidir. Böylesine büyük bir ekonomik güç, savunma teknolojilerini hızla büyütebilir,” diyen Weichert, H-20’nin Çin’in Hint-Pasifik bölgesindeki Amerikan üslerine doğrudan tehdit oluşturacağını belirtiyor.

6

Bu bağlamda H-20’nin menzilinin, Guam, Hawaii ve ABD ana karasındaki bazı stratejik üsleri hedef alabilecek kadar geniş olacağı öngörülüyor. Havada yakıt ikmali ile uçağın menzilinin birinci ve ikinci ada zincirinin çok ötesine geçmesi bekleniyor.

9

ABD’deki savunma çevreleri, Çin’in H-20 projesini uzun süre “2030’lardan önce tamamlanamayacak bir gösteri projesi” olarak değerlendirmişti. Ancak son açıklamalar, uçakların beklenenden çok daha erken hizmete girebileceği izlenimini doğurdu. Weichert, bu gelişmenin Washington açısından tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor: “Eğer Çin 2030 öncesi H-20 filosunu devreye alırsa, ABD’nin Pasifik’teki caydırıcılığı neredeyse tamamen çöker.”

9

Analize göre H-20, yalnızca nükleer bombalar veya seyir füzeleri değil, hipersonik silahlar da taşıyabilecek. Bu durum, ABD’nin savunma sistemleri açısından en kritik riski oluşturuyor. Weichert, “Amerika hipersonik silah teknolojisinde hem Çin’in hem Rusya’nın gerisinde kaldı; hatta bu konuda İran bile önlerinde sayılabilir,” diyor. Bu nedenle, H-20’nin hipersonik mühimmatla donatılması halinde ABD üslerinin savunmasız kalabileceği uyarısında bulunuyor. “Çin, H-20 gibi bir platformu hipersonik seyir füzeleriyle birleştirdiğinde, ABD’nin Pasifik zincirindeki hiçbir üssü güvende değildir.”

10

Weichert’e göre Çin’in teknolojik ilerlemesi, doğrudan ekonomik gücünün bir yansıması. Pekin, yalnızca havacılıkta değil, kuantum hesaplama, metamalzeme üretimi ve yapay zekâ destekli komuta-kontrol sistemleri gibi alanlarda da büyük ilerleme kaydetti. Bu altyapı sayesinde Çin, H-20’nin üretimini yalnızca prototip seviyesinde değil, seri üretim kapasitesine dönüştürme potansiyeline sahip.

11

naliz, ABD’nin önümüzdeki on yılda Pasifik bölgesinde artık “saldırı değil savunma” pozisyonuna çekilme riski bulunduğunu vurguluyor. Weichert’e göre, H-20’nin devreye girmesiyle Çin, “Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez ABD ile aynı stratejik seviyeye çıkacak.”

12

Sonuç olarak Weichert şu uyarıyla analizini bitiriyor: “H-20, Çin’in yalnızca havacılık kabiliyetini değil, küresel vizyonunu temsil ediyor. Eğer bu uçak gerçekten planlandığı gibi çalışırsa, ABD’nin Pasifik savunma doktrini kökten yeniden yazılmak zorunda kalacak.” Haber Kaynağı: The National Interest