AKİT MENÜ

Dünya

Asıl mesele Altın Kubbe mi? Grönland'i değil o ülkeyi istiyorlar

Güncelleme Tarihi:

Savunma analisti Joe Varner, Washington’un Grönland’a yönelik artan ilgisinin “yayılmacı hırs” değil, risk yönetimi stratejisi olduğunu belirtiyor. ABD’nin amacı, Arktik bölgesindeki boşlukları kapatarak Kuzey Amerika’nın savunma zincirini yeniden şekillendirmek.

2

Savunma analisti Joe Varner, Washington’un Grönland’a yönelik artan ilgisinin “yayılmacı hırs” değil, risk yönetimi stratejisi olduğunu belirtiyor. ABD’nin amacı, Arktik bölgesindeki boşlukları kapatarak Kuzey Amerika’nın savunma zincirini yeniden şekillendirmek.

3

Varner’a göre, ABD’nin Grönland’a yeniden odaklanması bir “fetih arzusu” değil, doğrudan kıta savunmasının güvenliğiyle ilgilidir.

4

Amerikan Ulusal Güvenlik Stratejisi, artık ülke savunmasının sınırlarından çok uzakta başladığını açıkça vurguluyor. Bu doktrine göre ABD, hiçbir düşmanın füze, siber saldırı ya da coğrafi baskı yoluyla kendi topraklarını tehdit etmesine izin vermeyecek.

5

Bu bağlamda Grönland, Washington’un “kuzey yaklaşımlarını kapatma” stratejisinde kilit bir halka haline geldi. ABD’nin bu bölgedeki askeri varlığı, Pituffik Uzay Üssü (eski Thule Hava Üssü) üzerinden sürdürülüyor; üs, füze uyarı sistemleri, uzay alanı farkındalığı ve komuta kontrol ağlarının merkezinde yer alıyor. Ancak Varner’a göre bu tesisler bile Kuzey Kutbu’nda şekillenen yeni tehditlerin tümünü karşılamaya yeterli değil.

6

Varner’ın dikkat çektiği asıl nokta, Kanada’nın Arktik bölgesinin ABD açısından potansiyel bir savunma açığı oluşturması. Washington’ın stratejik bakışına göre Kuzey Amerika tek bir savunma alanı olarak görülüyor. Füzeler, denizaltılar, siber tehditler veya insansız platformlar için sınır kavramı ortadan kalkmış durumda.

7

ABD, Grönland’dan Kanada’nın kuzeyine uzanan kutup koridorlarını olası füze ve denizaltı saldırılarının ana güzergâhı olarak değerlendiriyor. Bu bölgelerdeki gözetleme ve erken uyarı sistemlerinin yetersizliği, ABD’nin kıtasal savunmasında zafiyet yaratıyor. “Uyarı geciktiğinde ABD beklemez, harekete geçer,” diyor Varner. “Kanada’nın temkinli tutumu artık ihtiyat değil, risk olarak görülüyor.”

8

Washington’ın endişesini artıran bir diğer unsur, Arktik bölgesinde Çin’in “bilimsel araştırma” kisvesi altındaki faaliyetleri. Çin’in Svalbard, kuzey İsveç ve İzlanda’daki araştırma merkezleri, ABD istihbaratına göre “çift kullanımlı” tesisler; yani bilimsel olduğu kadar askerî keşif kabiliyeti de taşıyor. Bu gelişmeler, ABD’yi Grönland’daki varlığını artırmaya, radar ağlarını genişletmeye ve Arktik’teki uzay-temelli füze uyarı altyapısını güçlendirmeye itiyor.

9

Varner, Kanada’nın savunma modernizasyonunda F-35 savaş uçaklarının önemine özel vurgu yapıyor. ABD’ye göre bu uçaklar yalnızca bir platform değil, ağ merkezli savunmanın omurgası. “F-35’in önemi, uçmasında değil; görmesinde, ağ kurmasında ve düşman hava sahasında hayatta kalabilmesindedir.” Eğer Kanada, bu uçakları NORAD ve Arktik savunma yapısına tam olarak entegre etmezse, sistem sadece prestij göstergesine dönüşebilir. Aynı durum denizaltı filosu için de geçerli. Kanada’nın mevcut denizaltıları yaşlı ve teknolojik olarak yetersiz. Varner’a göre yeni nesil denizaltılar, özellikle Rusya ve Çin’in Kuzey Kutbu altındaki faaliyetlerini dengelemek açısından kritik. Aksi takdirde Washington, bu zafiyeti Grönland üzerinden kendi inisiyatifiyle kapatmak zorunda kalabilir.

10

Varner, Kanada’nın yıllardır sürüncemede bıraktığı füze savunma sistemi (“Altın Kubbe”) konusunu ABD açısından bir sabır testi olarak nitelendiriyor. ABD’nin planlamasında bu sistem artık “opsiyonel” değil; kıta caydırıcılığının temel unsuru. Hipersonik füze çağında belirsizliğin artık ihtiyat değil, açıklık anlamına geldiğini söyleyen Varner, Kanada’nın tutumunu sert biçimde eleştiriyor: “Washington artık iyi niyetin tek başına kuzey yaklaşımlarını güvenceye alacağını düşünmüyor.”

11

Varner’a göre, Kanada’nın elinde hâlâ bir şans var: F-35’leri tam entegrasyonla devreye almak, Yeni nesil denizaltılara yatırım yapmak, Arktik gözetim altyapısını güçlendirmek, Ve Altın Kubbe füze savunmasında net bir karar vermek. Bunlar, Kanada’nın hem kıta güvenliği hem de kendi egemenliği açısından ciddiyet göstergeleri olacak.

12

Aksi halde, ABD Grönland ve ötesinden kuzey hattını kendi başına kapatacak ve o durumda Kanada’nın Arktik’teki egemenliği “savaşla değil, sessizce” ortadan kalkacaktır.

13

Varner’ın ifadesiyle: “Washington’ın Grönland’a ilgisi hırs değil, zorunluluktur. Çünkü risk artık kutuplardan, Kanada üzerinden, Amerika’nın kalbine doğru geliyor.”

14

Grönland maden bakımından zengin olsa da işletme maliyetleri düşünüldüğünde pek de verimli değil. Kanada ise hem toprak hem zenginlik bakımından büyük bir parça olarak görülüyor. Haber Kaynağı: National Security Journal