AKİT MENÜ

Otomotiv

Avrupa yavaşladı Türkiye hâlâ kilit oyuncu! Otomotivde 7.7 milyar dolarlık açık yeni yatırımları zorunlu kılıyor!

Güncelleme Tarihi:

OSD Başkanı Cengiz Eroldu, otomobilde 7.7 milyar dolarlık dış ticaret açığının Türkiye’de yeni otomobil yatırımlarını zorunlu kıldığını vurguladı. Rekabetçilik kaybı, kapasite kullanım oranının yüzde 67’ye, yerli satış payının ise yüzde 29’a gerilemesinin sektör açısından kritik riskler oluşturduğunu belirten Eroldu, özellikle tedarik sanayinin kur-enflasyon baskısı altında zorlandığını söyledi. Avrupa pazarındaki yavaşlama ve “Made in EU” tartışmalarına rağmen Türkiye’nin Avrupa otomotiv sanayi için vazgeçilmez ve tamamlayıcı bir üretim üssü olduğunu ifade etti.

1

OSD Başkanı Cengiz Eroldu, otomobilde 7.7 milyar dolarlık dış ticaret açığının Türkiye’de yeni otomobil yatırımlarını zorunlu kıldığını vurguladı. Rekabetçilik kaybı, kapasite kullanım oranının yüzde 67’ye, yerli satış payının ise yüzde 29’a gerilemesinin sektör açısından kritik riskler oluşturduğunu belirten Eroldu, özellikle tedarik sanayinin kur-enflasyon baskısı altında zorlandığını söyledi. Avrupa pazarındaki yavaşlama ve “Made in EU” tartışmalarına rağmen Türkiye’nin Avrupa otomotiv sanayi için vazgeçilmez ve tamamlayıcı bir üretim üssü olduğunu ifade etti.

2

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2025 yılı sonuçları ve 2026 öngörülerini değerlendirdiği basın toplantısında sektörün hem güçlü performansını hem de karşı karşıya olduğu riskleri tüm açıklığıyla ortaya koydu. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, otomotiv sanayinin ihracatta tarihi rekorlara imza attığını vurgularken, rekabetçilik, kapasite kullanımı ve yerli payındaki gerilemenin dikkatle yönetilmesi gereken başlıklar olduğunu söyledi. Avrupa pazarındaki gelişmeler, “Made in EU” tartışmaları ve kur-enflasyon dengesi sektörün önündeki temel risk alanları olarak öne çıktı. Eroldu, tüm bu zorluklara rağmen otomotiv sanayinin yatırım yapmaya, üretmeye ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ettiğini ifade etti. İşte OSD Başkanı Eroldu’nun öne çıkan açıklamaları:

3

2025 yılının ilk sonuçlarını tüm şeffaflığıyla paylaşıyoruz. İyi rakamlarımız da var, sorunlarımız da var. OSD’nin 13 üyesi toplam 17 üretim tesisinde faaliyet gösteriyor ve 2.2 milyon adetlik kapasiteyle Avrupa’nın en güçlü üretim merkezlerinden biriyiz. TARİHSEL REKOR SEVİYEYE ULAŞILDI: Türkiye otomotiv sanayi bugün 19 marka için üretim yapıyor. Dört otomobil, sekiz ticari araç üretim tesisimiz bulunuyor. Ayrıca iki üyemiz tarım makineleri ve traktör üretimi gerçekleştiriyor. 2025’te 41.5 milyar dolarlık ihracatla tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştık. Bu rakam, Türkiye’nin cari açık verdiği bir dönemde otomotiv sanayinin ülke ekonomisine sağladığı katkının ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.

4

Hafif ticari araç ihracatında 435 bin adetle rekor kırdık. Türkiye, Avrupa’nın en önemli hafif ticari araç üreticilerinden biri ve bu konumumuzu 2025’te daha da güçlendirdik. Otobüs ve minibüs üretiminde de Türkiye önemli bir merkez olmayı sürdürüyor. 2025’te 12 bin 655 adetlik üretimle bu alanda da bugüne kadarki en yüksek ihracat rakamına ulaştık. Bu üç temel gösterge, 2025’in otomotiv sanayi için bir kilometre taşı olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Yatırım yapan bir sanayiyiz ve bu yatırımların somut sonuçlarını almaya başladık.

5

İHRACAT PAYI YÜKSELDİ: Otomotiv, Türkiye ihracatındaki liderliğini pekiştirdi. Toplam ihracattan aldığımız pay 2025’te yüzde 16.5’ten yüzde 17.6’ya yükseldi. Kilogram başına ihracat değerinde de güçlü bir artış var. Otomotiv ana sanayinde bu değer 12.19 dolardan 13.10 dolara çıktı. Toplam otomotiv sanayinde ise 9.1 dolara yükseldi. Euro’nun dolar karşısında değer kazanmasının ihracat rakamlarını olumlu etkilediğini de gerçekçi biçimde değerlendirmek gerekiyor. Bu etkiyi göz ardı edemeyiz.

6

VERİMLİLİK HAMLESİ ŞART: Dış ticarette genel olarak dengeli bir tablo var ancak otomobilde ciddi bir açık söz konusu. Türkiye hâlâ otomobilde ihracattan fazla ithalat yapıyor ve 7.7 milyar dolarlık açık ekonomi açısından son derece önemli. Bu tablo, Türkiye’de otomobil yatırımlarının artırılması gerektiğini açıkça gösteriyor. İç pazara daha fazla yerli üretim otomobil sunmak zorundayız. Ana sanayi ihracatı, komponent ihracatına göre daha hızlı büyüyor. Ancak tedarik sanayinin yeterince büyüyememesinin temel nedeni kur-enflasyon farkı nedeniyle yaşanan rekabetçilik kaybıdır. Rekabetçilik kaybının etkilerini orta vadede daha net hissedebiliriz. Bu nedenle hem ana sanayi hem de tedarik sanayi tarafında verimliliği artırmak zorundayız.

7

Her şeyi devletten beklemek yerine, sanayi olarak kendi verimlilik hamlelerimizi yapmalıyız. Bu yaklaşımı güçlü biçimde destekliyoruz ve uyguluyoruz. 2025’te adetsel ihracatımız yüzde 4.4 arttı. Toplam araç ihracatı 1 milyon 58 bine ulaştı. Hâlâ 2017’nin gerisindeyiz ama trend olumlu. TÜRKİYE AVRUPA ZİRVESİNDE: İhracatımızın yüzde 60-70’i Avrupa Birliği’ne yapılıyor. Bu nedenle Avrupa pazarındaki gelişmeler bizim için hayati önemde. Avrupa otomobil pazarı 2025’te yüzde 2 büyüdü. Türkiye, otomobilde Avrupa’nın 6’ncı, otomobil ve hafif ticari birlikte değerlendirildiğinde 5’inci büyük pazarı konumunda.

8

Hafif ticari araçlarda Avrupa’da yüzde 9’luk bir daralma var. Buna rağmen Türkiye olarak en yüksek ihracat adetlerimize ulaştık. Bu, geleceğe dair önemli bir avantaj. Ancak ticari araçlar ekonominin öncü göstergesidir. Avrupa’daki bu daralma, ekonomik zayıflama sinyali olarak dikkatle izlenmelidir.

9

SUV ÇILGINLIĞI TÜRKİYE’Yİ SARIYOR: Kapasite kullanım oranımız 2025’te yüzde 67’ye geriledi. Kapasiteyi 2 milyondan 2.2 milyona çıkardık ancak bu oran rekabetçilik açısından yeterli değil. En ciddi sorun traktör tarafında. 2025’te traktörlerde kapasite kullanım oranı yüzde 35’e düştü. Tarımdaki daralma bunu doğrudan etkiliyor. Yerli satış payımız yüzde 29’a geriledi. Bu, bugüne kadarki en düşük seviye ve otomotiv arzını artırmamız gerektiğini gösteriyor. Pazarın yüzde 82’si hâlâ içten yanmalı ve hibrit araçlardan oluşuyor. Elektrikli araçların payı teşviklerle yüzde 18’e yükseldi. SUV’lerin payı 2019’da yüzde 15’ti, 2025’te yüzde 62’ye çıktı. Türkiye pazarında net bir SUV’e kayış var.

10

SON DÖRT YILDA HER YIL 1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YATIRIM YAPTIK: Son dört yılda her yıl 1 milyar doların üzerinde yatırım yaptık. 2025’te OSD üyeleri toplam 1 milyar 195 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Ford Otosan, Oyak Renault, Tofaş, Hyundai ve diğer üyelerimizin yatırımları geleceğe güçlü bir hazırlık niteliği taşıyor. 2026’da yeni modeller ve yeni kapasiteler devreye girecek.

11

Ar-Ge bizim için vazgeçilmez. 18 Ar-Ge merkezimizde 5 binin üzerinde mühendis çalışıyor. Ar-Ge ihracatımızı yüzde 33 artırarak 294 milyon dolara çıkardık. Üretimimizi yüzde 4 artırarak 1 milyon 419 bine ulaştık. Bu sonuçlar, yatırımlarımızın karşılığını almaya başladığımızı gösteriyor. “Made in EU” tartışmalarını çok yakından takip ediyoruz. Türkiye ile AB arasında 30 yılda kurulmuş dengeli ve tamamlayıcı bir otomotiv ilişkisi var.

12

ZORLUKLAR BİZİ DURDURAMAZ: Türkiye’siz bir Avrupa otomotiv sanayinin ayakta kalması zor. Biz Avrupa için rekabetçi, güvenilir ve tamamlayıcı bir üretim ortağıyız. 2026 için öngörümüz, üretim ve ihracatta 2025’e paralel bir seyir. Riskler var ama yeni yatırımlar ve ürünlerle bu riskleri yönetebileceğimize inanıyoruz. Tüm zorluklara rağmen kararlıyız. Yatırım yapmaya, üretmeye ve Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırmaya devam edeceğiz.