Zelenskyy, toprak konusundaki herhangi bir kararın referandumla halka sorulması gerektiğini açıklamıştı. Bu durum, savaşın sonunu “siyasi olarak” da karmaşık hale getiriyor.
“Primo”, Ukrayna’nın hâlâ aşamayacağı bazı “kırmızı çizgiler” olduğunu söylüyor:
“Hiçbir siyasetçi, Ukrayna’nın sınırlarından vazgeçmeye hazır değil.”
ABD’li yetkililer, savaşın başlangıcından bu yana 400 binden fazla Ukraynalı askerin öldüğünü veya yaralandığını tahmin ediyor.
Askerler, bu kayıpların ardından Moskova’ya taviz verilmesini “adaletsizlik” olarak görüyor.
“Sparrow”, bu konuda net konuşuyor:
“Rusya’ya soykırım girişiminin karşılığını veren bir barış anlaşmasını kabul etmeyeceğiz.”
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Putin hakkında çıkardığı tutuklama emrine rağmen, Trump’ın geçtiğimiz yaz Alaska’da Putin’le yüz yüze görüşmesi, askerlerde “Rusya yeniden ödüllendiriliyor” algısını güçlendirdi.
Cephedeki askerlerin ortak görüşü, barışın kısa vadeli bir duraklama değil, kalıcı bir güvenlik düzeni oluşturması gerektiği yönünde.
Aksi halde, bugünkü savaşın gelecek kuşaklar için yeniden sahneleneceğine inanıyorlar.
“Primo”, sözlerini şu cümleyle bitiriyor:
“Şu anda Rusya’nın taleplerini kabul etmek, benim ömrümde yeni bir savaş anlamına gelir. Bu sadece umutsuzluk yaratır.”
Ve “Foreman”, donmuş cepheden gönderdiği mesajında şu notu düşüyor:
“Savaşlar zaferle bitmez, anlaşmalarla biter. Ama o anlaşmanın gerçekten barış getirmesi gerekir.”
Haber Kaynağı: Katie Livingstone