AKİT MENÜ

Gündem

Benzer durumdaki her ülke yenildi, Türkiye kazandı! Dünya bu stratejiyi konuşuyor: Levant’ta büyük güçleri böyle oyun dışı bıraktık

Güncelleme Tarihi:

Lübnanlı hukukçu Peter Germanos, Türkiye'nin Suriye ve Levant coğrafyasında sergilediği stratejik hamlelerin modern Orta Doğu tarihinde eşine az rastlanır bir başarı hikayesi olduğunu kaleme aldı. Ankara'nın istihbarat, askeri güç ve diplomasiyi kusursuz bir uyumla kullandığını belirten Germanos, Türkiye'nin Rusya, İran ve ABD gibi küresel aktörlerle doğrudan çatışmadan bölgedeki tehditleri bertaraf ettiğini vurguladı. Analizde, Türkiye'nin bölgede bir düzen kurucu olarak öne çıktığı ve yakın çevresini şekillendirebilen ender devletlerden biri haline geldiği ifade edildi.

1

Lübnanlı hukukçu Peter Germanos, Türkiye'nin Suriye ve Levant coğrafyasında sergilediği stratejik hamlelerin modern Orta Doğu tarihinde eşine az rastlanır bir başarı hikayesi olduğunu kaleme aldı. Ankara'nın istihbarat, askeri güç ve diplomasiyi kusursuz bir uyumla kullandığını belirten Germanos, Türkiye'nin Rusya, İran ve ABD gibi küresel aktörlerle doğrudan çatışmadan bölgedeki tehditleri bertaraf ettiğini vurguladı. Analizde, Türkiye'nin bölgede bir düzen kurucu olarak öne çıktığı ve yakın çevresini şekillendirebilen ender devletlerden biri haline geldiği ifade edildi.

2

Lübnanlı yazar ve hukukçu Peter Germanos, Türkiye'nin son on yılda Suriye ve daha geniş Levant coğrafyasında izlediği politikanın, modern Orta Doğu tarihinde nadir görülen bir stratejik başarı ortaya koyduğunu yazdı.

3

Dış basında yer alan analizde Germanos, Türkiye'nin özellikle 2018 itibarıyla son derece zor bir güvenlik ortamıyla karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Güney sınırının fiilen kuşatıldığını belirten yazar; bir yanda Rusya-İran-Esad ekseninin İdlib ve Suriye çölü üzerinden ilerlediğini, diğer yanda ise ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) açık desteğini alan terör örgütü YPG yapılanmasının bulunduğunu vurguladı.

4

Analizde, benzer jeopolitik baskılarla karşılaşan devletlerin çoğunun geri çekilmek zorunda kaldığı ya da ciddi nüfuz kaybı yaşadığı ifade edildi. Germanos'a göre Türkiye ise bu tabloya rağmen stratejik bir gerilemeyi değil, aksine nüfuzunu artırmayı başardı.

5

Lübnanlı yazar, Ankara'nın diplomasi, istihbarat servisleri ve askerî komuta arasında güçlü bir eşgüdüm kurduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin büyük güçlerle doğrudan savaşa girmeden, iki ana tehdidi de kademeli biçimde etkisizleştirdiğini savundu.

6

Bu kapsamda, Moskova ve Tahran'ın ölçülü diplomasi ve sınırlı güç kullanımıyla dengelendiği, Washington'un desteklediği YPG/SDG yapısının ise süreklilik arz eden askerî operasyonlarla zayıflatıldığı kaydedildi.

7

Peter Germanos, Türkiye'nin Levant'ta işgal veya ilhak yerine, kendi güvenlik doktriniyle uyumlu yerel aktörler üzerinden kontrollü bir devlet inşası modeli izlediğini belirtti. Bu yaklaşım sayesinde Suriye'nin, Türkiye açısından bir tehdit alanı olmaktan çıkarak tampon bölge ve stratejik etki alanına dönüştüğünü ifade etti.

8

Lübnanlı yazara göre, Rusya, İran ve ABD'nin bölgesel mimarileriyle aynı anda mücadele edilerek elde edilen bu sonuç, Türkiye'yi farklı bir kategoriye taşıyor. Germanos, Türkiye'nin artık Levant'ta faaliyet gösteren sıradan bir bölgesel güç değil, doğrudan emperyal bir yönetim kurmadan yakın çevresinin siyasi düzenini şekillendirebilen ender modern devletlerden biri hâline geldiğini savundu.

9