Seboreik dermatit: Nedeni tam olarak bilinmeyen ve kronik olan seboreik egzama cildin yağlı olduğu bölgelerde, yüzde yani kaşlar, yanaklar, burun kenarları, sakal içleri, göğüs ortası, saçlı deri, kulaklarda görülür. Kulak egzaması olarak da bilinen seboreik egzama kızarıklık, pullanma ve kabuklanmayla oluşur.
Asteatotik egzama: Bu egzama çeşidi yaşlılarda daha sık görülmektedir. Sık banyo yapılması, derinin üst tabakasındaki yağ miktarının azalması veya atopi gibi nedenler sonrasında görülebilmektedir. Kış aylarında kuruluk arttığı zaman daha fazla görülebilmektedir. Genellikle bacakların ön yüzünde, kollarda ve gövdede çıkmaktadır. Deride porselen çatlağı gibi bir görüntüye, kaşıntıya, kuruluğa ve döküntüye neden olmaktadır.
Kontakt egzama: Cildin duyarlı olduğu maddelere karşı oluşan akut veya kronik reaksiyondur. Cilt, koruyucu yağlarını engelleyen maddelere sürekli maruz kalırsa kontakt egzama oluşur. Kontakt dermatitte egzamayı tetikleyen bazı maddelere karşı dikkatli olunmalıdır. Kontakt egzama; temizlik maddeleri, makyaj malzemeleri, parfümler, oje, endüstriyel maddeyle temas, saç boyaları, diş macunu, sakız, ayakkabı ve ayak spreyleri, pantolan fermuarı, metal düğmeler, geçici dövmeler nedeniyle görülür.
Numuler egzama: Daha çok kol ve bacaklarda, ellerde görülen numuler egzama, madeni para büyüklüğünde, çok sayıda olabilen yuvarlak kaşıntılı lezyonlardır. Kronik seyirli olup, daha çok genç erişkinler ve yaşlılarda rastlanır. Numuler egzamanın lezyonları papül ve vezikül denen ufak kabartıların birleşmesiyle oluşur ve akut dönemde kızarıklık, sızıntı ve kabuklanma gösterir.
Gravitasyonel egzama: Ayakta çalışanlarda ve yaşlılarda çok sık görülen bir egzama çeşididir. Bacakların alt kısımlarında varislerin oluşması ve kan dolaşımın bozulmasıyla gelişmektedir. Burada kan birikmesinden dolayı damarlarda basınç artmakta ve bu da deride hasara neden olabilmektedir. Doğum yapmış kadınlarda gravitasyonel egzama görülebilir. Bacaklarda kuruluk, kaşıntı, su toplaması, kızarıklık gibi belirtilerle kendini gösterir. Egzama kronikleştikçe deride koyu lekeler, derinin sertleşmesi ve sonrasında ülser gibi yara oluşabilmektedir.