4'lük depremlerin, Sındırgı fayının güneydoğu ucunda, daha önce kırılmış fay düzlemi üzerinde gerçekleştiğini belirten Üşümezsoy, ''Bu sarsıntılar yeni bir fayın kırılmasına ya da daha büyük bir depreme işaret etmiyor. Mevcut depremler, kırılmış fayın artçıları niteliğinde'' açıklamasında bulundu.
Bölgedeki durumun kamuoyunda ''Deprem fırtınası'' olarak adlandırılan küçük sarsıntılarla sınırlı kalacağını söyleyen Üşümezsoy, ''Bu tür sarsıntılar büyük ve yıkıcı bir depreme dönüşmez'' dedi. Üşümezsoy, Sındırgı ve çevresi için kısa vadede büyük bir deprem beklenmediğini ifade etti.
Ersoy: deprem silsilesinin başlangıcı olabilir
Bölgede son günlerde yaşanan depremleri değerlendiren deprem uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, ''Daha önceki yorumlardan hatırlayacağınız üzere, ben buradaki depremlerin tektonik depremler değil, yer kabuğunun altındaki magma ve hidrotermal sokulumlar neticesinde depremler olduğunu söylemiştim. Yine aynı şeyi söylüyorum çünkü bugünkü üç tane deprem bir fay üzerine denk gelmiyor. Sındırgı'nın güneydoğusunda, daha önce meydana gelen binlerce depremin arasındaki depremler bunlar, merkez üsleri onu gösteriyor. Dolayısıyla bunların bu şekilde devam edeceğini, belki yeni bir silsile başlamış olabilir yani yeni bir art arda gelecek deprem silsilesinin başlangıcı olabilir'' dedi.