Piyasa, Merkez Bankası Başkanı Kazuo Ueda'nın yenin son dönemdeki değer kaybının enflasyonu nasıl etkileyebileceğine dair değerlendirmesini yakından takip ediyor.
Japonya Merkez Bankası'nın para politikasını sıkılaştırmasına rağmen, Japon tahvil getirileri yükselmeye devam ederek son on yılların en yüksek seviyelerine ulaştı; bu da sermaye çıkışlarına ve yenin değer kaybetmesine yol açtı. Bu durum, sürekli negatif reel faiz oranları ve artan finansal endişeler ortamında gerçekleşiyor.
Analistlere göre, tahvil piyasasındaki gerilimler son zamanlarda yenin değer kaybetmesine katkıda bulunarak döviz kurunun zaman zaman 160 yen/USD seviyesine yaklaşmasına neden oldu; bu seviye Japon yetkililer tarafından "uyarı bölgesi" olarak kabul ediliyor.
Daha önce Japonya Maliye Bakanı ve diğer para politikası yetkilileri, spekülatif faaliyetlere karşı defalarca uyarıda bulunmuş ve döviz kuru dalgalanmalarının aşırı veya piyasayı istikrarsızlaştırıcı bulunması halinde hükümetin harekete geçmeye hazır olduğunu vurgulamıştı.
Wall Street Journal, New York Fed'in müdahalesinin, ABD'nin Tokyo'nun döviz piyasasında tek taraflı hareket etmesine izin vermek yerine Japonya ile koordinasyon kurmaya istekli olduğu olasılığını gündeme getirdiğini öne sürüyor. New York Fed şu anda döviz müdahale faaliyetlerinde ABD Hazine Bakanlığı'nın mali temsilcisi olarak görev yapıyor.
Öte yandan gümüşün fiyatı resmi olarak ons başına 100 doları aştı.
23 Ocak'ta sona eren işlem haftasının kapanışında, küresel kıymetli metaller piyasası özel bir dönüm noktasına ulaştı; COMEX borsasında gümüş fiyatı ilk kez ons başına 100 doları aştı. Bu, söz konusu emtia için art arda üçüncü haftalık kazanç anlamına geliyor ve işlem tarihindeki en yüksek fiyatı temsil ediyor.
Kapanışta, COMEX gümüş fiyatları ons başına 101,33 dolara gerileyerek sadece 5 işlem gününde ,5'lik güçlü bir artış kaydetti. Bu atılımla birlikte gümüş, MXV'de listelenen ve işlem gören emtialar arasında en etkileyici getiriyi sağlayan emtia haline geldi.