Sağlık
Milyar dolarlık takviye edici gıda... Balık yağı sağlık anahtarı mı, pazarlama kurgusu mu?
Milyar dolarlık takviye edici gıda sektörünün lokomotifi olan balık yağları ile ilgili flaş bir araştırma sonucu daha ortaya çıktı.
Sağlık
Milyar dolarlık takviye edici gıda sektörünün lokomotifi olan balık yağları ile ilgili flaş bir araştırma sonucu daha ortaya çıktı.
Milyar dolarlık takviye edici gıda sektörünün lokomotifi olan balık yağları ile ilgili flaş bir araştırma sonucu daha ortaya çıktı.
Uzmanlar, Omega-3 takviyelerinin kalp sağlığı üzerindeki etkisinin sanıldığı kadar mucizevi olmayabileceği konusunda kamuoyunu uyardı.
Dünya genelinde milyonlarca insanın "kalp dostu" diyerek her gün tükettiği balık yağı kapsülleri, bilim dünyasını ikiye böldü. Uzun yıllar boyunca damar sertliğini önlediği ve beyin fonksiyonlarını geliştirdiği öne sürülen bu takviyelerin, gerçekte ne kadar etkili olduğu modern klinik deneylerle mercek altına alındı.
Cochrane Kütüphanesi tarafından yayımlanan ve 112 binden fazla katılımcıyı kapsayan geniş çaplı bir analiz, Omega-3 takviyelerinin kalp krizi veya inme riskini azaltmada istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmadığını ortaya koydu.
Araştırma sonuçları, kapsül formundaki yağların besin yoluyla alınan taze balığın yerini tutmadığını belgeledi.
Harvard Tıp Fakültesi bünyesinde çalışmalarını yürüten Dr. JoAnn Manson, yürüttüğü VITAL araştırması sonucunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Manson, "Genel popülasyon için balık yağı takviyelerinin kalp damar hastalıklarını önlemede net bir fayda sağlamadığını gözlemledik. Ancak belirli risk grupları ve yüksek trigliserit seviyelerine sahip bireyler için durum farklılık gösterebilir" ifadelerini kullandı.
Cleveland Clinic Kardiyoloji Bölüm Başkanı Dr. Steven Nissen ise konuya daha sert bir yaklaşım sergiledi.
Nissen, takviye edici gıda sektöründeki denetim eksikliğine dikkat çekerek, "Pek çok tüketici, sağlıklı bir diyetin yerini alabileceği düşüncesiyle bu haplara yöneldi. Fakat veriler, bu ürünlerin büyük bir kısmının sadece 'pahalı bir idrar' üretmekten öteye geçmediğini kanıtladı" şeklinde konuştu.
University of Auckland bünyesinde görev yapan Prof. Dr. Wayne Cutfield, piyasadaki balık yağı ürünlerinin kalitesine dair endüstriyi sarsan bir rapor sundu. Cutfield, raf ömrü uzun olan pek çok kapsülün aslında oksitlendiğini, yani bozulmuş olduğunu saptadı.
Profesör, "Oksitlenmiş yağların tüketilmesi, vücutta fayda yerine inflamasyonu tetikleme riski taşıyabilir" değerlendirmesini yaptı.