AKİT MENÜ

Teknoloji-Bilişim

Türkiye'nin almak istediği F-35 savaş uçaklarının görünmezlik efsanesi çöktü

Güncelleme Tarihi:

Türkiye'nin yeniden almak istediği F-35 savaş uçaklarının yanı başımıza doğru kaydırılması sonrası NOTAM'larla savunma kalkanı kuruldu. Bu gelişmenin F-35'lerin görünmezlik efsanesinin çöktüğüne işaret ediyor.

1

Türkiye'nin yeniden almak istediği F-35 savaş uçaklarının yanı başımıza doğru kaydırılması sonrası NOTAM'larla savunma kalkanı kuruldu. Bu gelişmenin F-35'lerin görünmezlik efsanesinin çöktüğüne işaret ediyor.

2

Yakın Doğu Haber'de yer alan habere göre, ABD'nin 'Maduro Avcısı' F-35'leri bölgeye kaydırmasına karşılık, İran stratejik NOTAM'larla savunma kalkanı kurdu. Çin destroyerlerinin "hayalet uçak" avcısı radar kapasitesiyle sahaya inmesi Amerikan tekniğini bir çıkmaza sürüklüyor.

3

IntelSky’dan analist Telal Nahle, Batı Asya sahasında yükselen askeri tansiyonun şifrelerini çözen bir istihbarat raporu yayımladı. Rapor, ABD’nin 'Maduro Hunter' elit filolarını bölgeye kaydırmasından, Çin ve Rusya’nın stratejik müdahalesine; İran’ın NOTAM ilanıyla ördüğü savunma kalkanından, diplomatik manevra alanlarına kadar her katmanı inceliyor.

4

Nahle’nin raporuna göre, Cask bölgesindeki (A0358/26) kısıtlamaların sona ermesiyle sahil hattı normale dönerken, odak noktası hızla yeni ilan edilen stratejik bölgelere kaydı.

5

Buşehr kalkanı: Yarın (31 Ocak) Buşehr Nükleer Santrali üzerinde uygulanacak 15 bin feet irtifalı "canlı mühimmat atışlı eğitim" (A0271/26), Tahran’ın hassas tesisleri üzerindeki hava egemenliğini ve savunma hazırlığını teyit ediyor.

6

Merkezi Körfez hamlesi: 3 Şubat’ta Kiş Adası güneyinde (B0051/26) başlayacak geniş çaplı atışlı tatbikat, bölgedeki diğer deniz manevralarıyla eş zamanlı bir "kuvvet gösterisi" ve operasyonel bir gövde gösterisi niteliği taşıyor. Radar modernizasyonu: Nahle, Tahran ve Kushk (KUSHK MSSR) radarlarındaki bakım ve kesintilerin, saldırı olasılığına karşı erken uyarı ağının tahkim edilmesi ve modernize edilmesi stratejisinin bir parçası olduğuna dikkat çekiyor.

7

Rapor, ABD’nin bölgeye yönelik "Nitelikli Caydırıcılık" hamlesini detaylandırıyor. Trump henüz nihai emri vermemiş olsa da, sahadaki askeri yığınak operasyonel bir niyetin işaretlerini veriyor: F-35 ve elektronik harp: Daha önce Venezuela’daki özel operasyonlar için hazırlanan ve "Maduro Hunter" olarak bilinen F-35 ve EA-18G filoları İspanya üzerinden bölgeye intikal ettirildi. Bu, sahaya çok ileri düzey "hayalet" ve "elektronik harp" kapasitesi sürüldüğü anlamına geliyor.

8

Stratejik hava köprüsü: Fort Hood’dan kalkan C-17 nakliye uçaklarının Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt’e yaptığı 20 seferlik ağır ekipman sevkiyatı, lojistik bir taarruz hazırlığının göstergesi olarak okunuyor.

9

Eylat hattı: Eylat Limanı’na demirleyen ABD destroyeri, işgal altındaki toprakların güneyini Ensarullah operasyonlarına karşı korumak adına Kızıldeniz’de yeni bir cephe açmış durumda. Stratejik değişken: Nahle’ye göre, krizin en kritik kırılma noktası Çin ve Rusya’nın devreye girmesi.

10

Çin’in bölgeye gönderdiği Type 055 ve Type 052D tipi ileri düzey destroyerler, ABD’nin F-35 "görünmezlik" efsanesini teknik olarak zorlayan radar kapasitelerine sahip. Bu durum, Washington’un askeri seçeneklerini ertelemesine veya ölçeğini küçültmesine neden olan bir "stratejik denge" unsuru oluşturuyor.

11

Siyasal pragmatizm & şartlı esneklik: Sahadaki bu askeri gerilim sürerken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin İstanbul’daki açıklamaları "koşullu bir esneklik" barındırıyor. Nahle, Tahran’ın "eşitler arası" müzakereye açık olduğunu ancak kırmızı çizgilerinden taviz vermeyeceğini belirterek, Türkiye’nin arabuluculuk rolünün Trump yönetimindeki "büyük anlaşma" meraklıları için bir çıkış yolu olabileceğini vurguluyor.

12

Saha Özeti Batı Asya şu an "Kontrollü Gerginlik" evresinde. Bir yanda ABD’nin elit hava güçleri ve ağır lojistik sevkiyatı, diğer yanda NOTAM'larla ilan edilen "ateş hattı" bulunuyor. Eylat'taki destroyer varlığı, Kızıldeniz’deki asimetrik dengeyi değiştirme çabası ancak Çin destroyerlerinin bölgeye intikali, denklemi iki kutuplu bir bölgesel krizden çok kutuplu bir küresel hesaplaşmaya evriltti.

13

Nahle’ye göre mevcut tablo bir "sinir savaşı" niteliğinde; değerlendirmesinde şu noktayı vurguluyor: "Washington’un 'Maduro Avcıları' üzerinden kurmaya çalıştığı psikolojik hegemonya, Doğu’nun teknik ve siyasal duvarına çarpmaktadır. Çin’in bölgeye 'stealth avcısı' destroyerlerini göndermesi, ABD’nin askeri kumarının maliyetini katlamıştır. Tahran, Türkiye üzerinden diplomasi kapısını aralık bırakırken, sahada mühimmatı ateşlemeye hazır olduğunu göstermektedir. Önümüzdeki hafta gerçekleşecek ortak tatbikatlar, bölgedeki manevra alanını daha da daraltacaktır."