AKİT MENÜ

Sağlık

Meğer sebebi unutkanlık değilmiş! Sürekli bir şey mi kaybediyorsunuz? O zaman...

Sürekli unutmakla tehdit ettiği birçok konuda biz insanlar olarak, bu hastalığımızı artık tarihe gömerek teslim etmeyi planlamalıyız.

2

Sürekli unutmakla tehdit ettiği birçok konuda biz insanlar olarak, bu hastalığımızı artık tarihe gömerek teslim etmeyi planlamalıyız.

3

Sürekli atkı, anahtar, eldiven gibi eşyalarınızı bir yerlerde unutuyorsanız paniklemeyin. Sorun kötü hafızaya sahip olmanız değil. Uzmanlara göre asıl problem, ‘hafıza ile dikkatin kesişiminde yaşanan aksama. Ayrıntılandırmak, eşyayı koyduğunuz yeri yüksek sesle söylemek ve neden-sonuç ilişkini kurmak hatırlamada işe yarıyor.

4

Paltonuzun cebinden sarkan bir atkı ve kafede unutulan eldivenler, "Az önce elimdeydi!" diyerek telefonunuzu aradığınız o anlar... "Hafızam kötü" diye kendinize fazla yüklenmeyin. Euronews'teki habere göre; Harvard Üniversitesi psikoloji profesörü ve "The Seven Sins of Memory" kitabının yazarı Daniel L. Schacter, eşyaları kaybetmenin herkesin, farklı derecelerde de olsa, yatkın olduğu bir durum olduğunu söyledi.

5

Bunun, zihni şimdiki andan koparan yaşam koşullarına bağlı olduğunu belirtti. Schacter, kötü bir belleğinizin olmasından ziyade, "bellek ile dikkatin kesişiminde bir aksama" yaşanıyor olabileceğine dikkat çekiyor. "Araştırmaların ve kişisel deneyimin gösterdiğine göre, eşyaları kaybetmeye yol açan pek çok bellek hatasından sorumlu olan şey de bu" diyor.

6

Bellek, beyinde üç aşamada işler: Kodlama, depolama ve geri çağırma. Schacter, anahtarınızı kaybetmeyi, varış noktasına güvenle ulaşıp nasıl geldiğini hatırlamayan sürücülere benzetti. Her iki durumda da eylemin anısı kodlanmaz, çünkü insanlar o sırada başka bir şey düşünüyordur. Bu da daha sonra o anıyı geri çağırmayı zorlaştırır. Schacter, "Bu konuda biraz bilişsel emek harcamanız gerekir. Kodlama anında dikkatinizi odaklamalısınız" diyor.

7

Schacter, telefon, cüzdan ya da anahtar gibi sık kaybedilen eşyaları belirleyip pratikle otomatikleşecek bir düzen kurmayı öneriyor. Mesela kendisi okuma gözlüğünü mutfakta hep belirli bir yere bırakıyor. Golf oynamaya gittiğinde ise telefonunu golf çantasının hep aynı cebine koyuyor. Schacter, ne zaman doktora gidilmesi gerektiğiyle ilgili de şu uyarıda bulundu: "Son döneme kıyasla eşyaları kaybetmede belirgin bir artış varsa ve buna normal işleyişinizi aksatan başka bellek sorunları eşlik ediyorsa, bir doktora görünmenin zamanı gelmiş olabilir."

8

Beyin, daha sonra birbirine bağlanabilecek birkaç bilgi kırıntısı alındığında bir şeyleri hatırlamada daha iyi performans gösteriyor. Buna "ayrıntılandırma" deniliyor. Sık sık kaybettiğiniz eşyalar söz konusu olduğunda, onları bir yere koyduğunuzda nereye koyduğunuzu yüksek sesle söylemek etkili bir yol olabilir. Bunu seslendirmek, geri çağırmaya yardımcı olur. Yüksek sesle söylemek dikkatinizi vermenizi sağladığı için daha iyi bir kodlama yaratır ve bu sözelleştirme daha zengin bir anı oluşturur.

9

Ayrıntılandırma ne kadar detaylıysa, hatırlamayı kolaylaştıracak bağlantıların sayısı o kadar artar. Ayrıntılandırmanın uç bir versiyonu, hafıza yarışmacılarının şampiyonalarda kullandığı "hafıza sarayı"dır. Bir dizi sayıyı ve diğer görevleri hatırlamak için, bir ev ya da rota gibi tanıdık ve düzenli bir mekânı gözlerinde canlandırırlar, sayıları belirli yerlere yerleştirdiklerini hayal ederler. Şapkanız gibi bir şey için, onu bulunduğu yerde hayal edin ve bir neden ile bir sonuca bağlayın: "Şapkamı masada kirlenmesin diye sandalyenin altına koydum ama geçen sefer orada unuttum." Çıkarken almayı yine hatırlamayabilirsiniz ama nereye bıraktığınızı hatırlarsınız.