Felaketin merkez üssü haline gelen Mozambik'te, Ulusal Afet Yönetim Enstitüsü verilerine göre, selden etkilenenlerin sayısı 650 bini aştı. Başkent Maputo dahil birçok şehirde yüz binlerce kişi yerinden edilirken, en az 30 bin konut yıkıldı veya ağır hasar aldı. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), tarım arazilerinin yok olması ve hayvan telefleriyle birlikte temiz suya erişimin kısıtlanması sonucu kolera ve benzeri salgın hastalık riskinin en üst düzeye ulaştığını bildirdi.
Güney Afrika'nın kuzeyinde 18 Ocak'ta "ulusal felaket" ilan edilmesine neden olan ve 30'dan fazla can kaybıyla sonuçlanan sel felaketi de iklim krizinin şiddetini gözler önüne serdi.
İklim bilimi alanında faaliyet gösteren araştırma ağı World Weather Attribution tarafından yayımlanan rapora göre, iklim değişikliği ve La Nina'nın birleşmesiyle oluşan "kusursuz fırtına", bölgedeki yağış yoğunluğunu sanayi öncesi döneme göre yüzde 40 artırdı. Uzmanlar, altyapıyı yerle bir eden bu felakette, bazı bölgelere sadece birkaç gün içinde bir yıllık yağışın düştüğüne dikkati çekti. Öte yandan raporda, La Nina'nın yağış şiddetini yüzde 22 artırdığı, insan kaynaklı iklim değişikliğinin etkisinin ise bu etkinin yaklaşık iki katı olduğu vurgulandı.