AKİT MENÜ

Sağlık

Uzmana kulak verin: Hastalıkların gizli kaynağı! Pestisitlerden kurtulmanın formülü: 1 litre suya 5 kaşık...

Güncelleme Tarihi:

Sebze ve meyvelerden hayvansal ürünlere kadar hastalıkların gizli kaynağı olarak görülen pestisitlerin besin kaynaklarımıza ulaşmaması için pür dikkat kesilerek bunu hayatımıza tatbik etmeliyiz.

2

Sebze ve meyvelerden hayvansal ürünlere kadar hastalıkların gizli kaynağı olarak görülen pestisitlerin besin kaynaklarımıza ulaşmaması için pür dikkat kesilerek bunu hayatımıza tatbik etmeliyiz.

3

Pestisitler, çeşitli yollarla insanları hem doğrudan hem de dolaylı olarak etkileyebilir. Besinler, insanlar tarafından toksik maddelerin doğrudan tüketiminin birincil kaynağıdır.

4

Kirlenmiş tarım topraklarında yetişen sebze ve meyveler yenilebilir ve yenmez kısımlarında, hayvanlarda ve insanlarda klinik sorunlara neden olacak kadar yüksek konsantrasyonlarda pestisit biriktirir.

5

Pestisitler, kullanım amacına göre insektisit (böceklere karşı), fungusit (mantarlara karşı), bakterisit (bakterilere karşı), rodentisit (kemirgenlere karşı), akarisit (akarlara karşı), algisit (alglere karşı) olarak sınıflandırılırlar.

6

Pestisitlerin ticari formülasyonlarının insan dokuları üzerindeki etkilerine dair kesin kanıtlar vardır. Bir dizi in vitro (hücresel düzeyde) çalışmada, sinir hücresi kültürleri, plasenta hücre kültürleri, DNA erkek gametler, endokrin sistem, mitokondriyal ve enzim aktiviteleri üzerindeki olumsuz etkiler gösterilmiştir.

7

Vücuda alınan pestisitler, kanser gibi yaşamı tehdit eden hastalıkların yanı sıra;

8

dermatit, endokrin bozukluklar, üreme bozuklukları, immünotoksiste, nörodavranışsal bozukluklar, astım ve konjenital defektler gibi birçok sağlık sorununa neden olabilir.

9

Bu bozukluklar tedavi edilmezse ölümcül olabilir ve bireylerin yaşam kalitesini bozabilir. Araştırmalar, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde pestisitler ile kanser gelişimi arasında yakın ilişki olduğunu göstermektedir.

10

Pestisitlere maruz kalma ile yakından ilişkili kanserler arasında prostat, lösemi, burkitt lenfoma, nöroblastom, Wilms tümörü, Hodgkin dışı lenfoma, yumuşak doku sarkomu, yumurtalık kanseri, akciğer, mide, kolon, mesane ve rektum kanserleri gibi çeşitli maligniteler bulunmaktadır.

11

Çalışmalar pestisit maruziyetinin nörolojik etkilerini belgeledi. Bu etkiler, kolinerjik fonksiyonun bozulmanın yanı sıra Parkinson, Alzheimer hastalıkları, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), anksiyete, depresyon, zeka geriliği ve gecikmiş zihinsel gelişim gibi çeşitli nörolojik bozuklukları içerir.

12

Parkinson hastalığı sebebi bilinmeyen ve beyindeki nöronlarda pigmentli dokuların kaybı sonucu ortaya çıkan kronik bir sinir sistemi hastalığıdır. Epidemiyolojik çalışmalar pestisitler de dahil olmak üzere çevresel faktörlerin önemli rol oynayabileceğini göstermiştir. Örneğin geniş spektrumlu bir herbisit olan rotenon ile yapılan çalışmalarda enzimatik reaksiyonlar sonucu Parkinson hastalığının başlamasında rol oynadığı saptanmıştır.

13

Alzheimer hastalığı (AH) demansın en yaygın nedenlerinden biridir ve yaşlı insanlarda görülür. Çevresel kirleticiler AH'nin patogenezi ile pozitif olarak ilişkilidir. Birçok çalışma, pestisitlere kronik olarak maruz kalan bireylerde bilişsel, davranışsal ve psikomotor işlev bozukluğu ve Alzheimer hastalığı prevalansının yüksek olduğunu ortaya koymuştur.

14

Özellikle organofosfatlı pestisitlerin AH gelişme riskini arttırdığı düşünülmektedir. Glifosatın östrojen, testesteron ve progesteron gibi üreme sistemi hormonları üzerine etkileri çok sayıda araştırmada gösterilmiştir. Etkiler arasında meme kanseri riski, sperm anormallikleri, düşük ve erken doğum bulunmaktadır.

15

Pestisit maruziyetinin tiroid fonksiyonunu etkileyebileceğini gösteren sınırlı sayıda çalışma olsa da, elde edilen kanıtların sayısı artmaktadır. Yakın zamanda Shrestha ve ark. tarafından pestisit uygulayıcılarından yapılmış bir kohort çalışmasında 35 bin 150 pestisit uygulayıcısının 829'unda hipertirodizm görüldüğü saptanmıştır.

16

Yine yakın zamanda yapılan başka çalışmalarda pestisit maruziyetinin, özellikle organoklorlu ve bazı organofosforlu insektisitlere maruz kalmanın tip II Diabetes Mellitus hastalığı ile ilişkili olabileceği gösterilmiştir. Pestisitlerin neden olduğu genetik hasarlar genel olarak DNA iplikçik, gen mutasyonları ve kromozal sapmalar olarak üç ana sınıfa ayrılabilir.

17

Tüm bu genetoksik etkiler hücrelerde erken yaşlanma, kanserojenik etkilere ve doğumsal anormalliklere neden olmaktadır. Doğumsal etkiler bakımından glifosat ve benzeri pestisitlere maruziyet sonucu yarık dudaktan Down sendromuna kadar çeşitli malformasyonların daha yüksek sıklığı ile ilişkilendirilmiştir.

18

Pestisitlerin çoğu püskürtülerek uygulandığından, özellikle tarım işçilerinin doğrudan solunum sistemine girebilecek aerosoller üretir. Tarım işçilerinde yapılan çalışmalar öksürük, faranjit, bronşit, astım, solunum yetmezliği, pnömoni, nefes darlığı, nezle, sinüzit, burun tahrişi (kuruluk, hapşırma ve salgılar), oküler tahriş, kutanöz kaşıntı ve kontakt dermatit gibi dermo-solunum semptomlarında artışlar olduğunu göstermektedir.

19

1 L suya 5 yemek kaşığı karbonat/ sodyum bikarbonat ekleyip iyice suya karıştırıp tüm sebze ve meyveleri en az 20 dakika bekletip yıkadıktan sonra o yiyeceğin yüzde 90'a kadar pestisitten arındığını bildirilmiştir. Sirkeli su, limonlu su ile sebze ve meyveleri yıkamanın da yüzde 50-70 oranında pestisitleri azaltabildiği çalışmalarda belirtilmiştir.