Aydınlık'te yer alan habere göre, 1999 Marmara Depremi'nin yarattığı kaosu fırsat bilen küresel güçlerin Türkiye üzerindeki faaliyetleri, günümüzde ortaya çıkan uluslararası skandallarla yeni bir boyut kazanıyor. Felaket döneminde "yardım" maskesi altında Türkiye karasularına girmeye çalışan ABD’ye ait dev hastane gemisine karşı duran milli irade, ülkenin genetik haritasını korumaya yönelik kritik bir baraj oluşturmuştu. Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un, dış kaynaklı bu hamleleri "iyi niyetten uzak" olarak nitelemesi, Türkiye'nin biyogüvenliğini savunma noktasında tarihi bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Özellikle Epstein davası gibi küresel elitlerin veri ve insan bedeni üzerindeki karanlık operasyonlarının ifşası, Türkiye'nin o yıllarda sergilediği korumacı tavrın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Bugün sosyal medyada yankı bulan bu olaylar, devletin genetik egemenliğini koruma kararlılığının önemini hatırlatıyor.